YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15432
KARAR NO : 2013/8878
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı Kurum, iş kazası sonucu ölen sigortalı işçinin hak sahiplerine bağlanan gelirlerin, kusur farkına karşılık gelen tutarlarının, 506 sayılı Yasanın 10. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, iş kazasından doğan rücu tazminatı istemine ilişkin olup, 506 Sayılı Kanunun 26/1.inci maddesindeki “….sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarlarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün, … Mahkemesince 23.11.2006 tarih ve 2003/10 Esas 2006/106 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş olması karşısında, Kurumun bu maddeden doğan rücu hakkının, “halefiyete” değil, “kanundan doğan basit rücu hakkına” dayandığının kabul edilmesi ve bu kabul çerçevesinde, Kurumun rücu alacağının, ilk peşin değerin kusura tekabül eden miktarıyla sınırlı bulunmasına, öte yandan, kesinleşen önceki rücu davalarında hükmolunan miktarın mahsubu yapılırken, sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin esas alınması gerektiğine; şayet ilk peşin sermaye değerli gelirle birlikte artışlara da hükmedilmişse, artışların hükmolunacak rücu tazminatından mahsup edilmesine olanak bulunmamasına, bu çevrede meseleye fiili ödemeler açısından bakıldığında ise fiili ödemenin mevcudiyeti halinde, kurumun talep edebileceği miktarın hesabının da aynı şekilde gerçekleştirilmesi gerekmekte olup; şayet ilk peşin sermaye değerli gelirin kusur karşılığı, fiili ödeme miktarından düşük ise o takdirde ilk peşin sermaye değerine itibar edilmesi; aksine fiili ödeme miktarı ilk peşin değerden düşük ise o takdirde de fiili ödeme miktarının esas alınması gerektiğine göre, mahkemece, … Mahkemesinin iptal kararının derdest davalara uygulanması gerektiği gerekçe gösterilerek yargılama yapılıp, hüküm tesis edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, onanarak kesinleşen ilk rücu davasında; ölen sigortalı sürücünün %100 kusurlu bulunmasına, anılan davada 506 sayılı yasanın 10. maddesi ile Borçlar Kanunu’nun 43 ve 44. maddeleri gözetilerek davalı işverenin %50 oranında kusurlu sayılmasına, %50 kusura isabet eden ilk peşin değerli gelir tutarının 14.761,94 TL olarak belirlenip %10 istem karşılığı 3.039,63 TL’ye hükmedilmesinin sonuca etkili olmadığının belirtilmesine göre, mahkemece, temyize konu işbu ikinci rücu davasında bakiye Kurum alacağı belirlenip tahsiline karar verilmesi gerekirken, 10. madde koşullarının ilk rücuda mevcut olmadığı ve bu nedenle eldeki dava bakımından bağlayıcı bulunmadığı gerekçe gösterilip, ölen sigortalı sürücünün %100 kusurluluğu dikkate alınarak davanın reddine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde; davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.04.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.