YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17692
KARAR NO : 2013/22427
KARAR TARİHİ : 26.11.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 01.01.2005-02.11.2005 arası dönemde hizmet akdine dayalı olarak geçen ancak Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, yazılı biçimde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup dosya içeriğinden; davacının, güzellik uzmanı olarak çalıştığını iddia ettiği davalı kuaför işyerinden düzenlenmiş giriş bildirgesi veya çalışma bildiriminin bulunmadığı, işyeri 506 sayılı Kanun kapsamına alınmamış olmakla birlikte 11.01.2005 tarihinde düzenlenen maliye yoklama fişinde işyerinin 03.01.2005 tarihi itibariyle faaliyete başladığının belirtildiği, müfettiş tarafından düzenlenen denetim raporunda çalışmaya dair bir kayda rastlanmadığının bildirildiği, vergi dairesi cevabi yazısında; davacının 10.03.2004-30.10.2005 arası dönemde “parfüm, kozmetik ürünleri ve kolonya toptan ticareti ve cilt bakımı, kaş alma, ağda, manikür” işinden dolayı vergi mükellefi olduğunun belirtilip adresin de davalı işyeri dışında başka bir adres olarak gösterildiği, davacının meslek alanının berberlik, meslek dalının cilt bakımı güzellik uzmanlığı olduğuna ilişkin 28.08.2004 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı kalfalık belgesinin bulunduğu, mahkemece, çalışmaya dair tanık ifadeleri dikkate alınarak davacının 03.01.2005-02.11.2005 arası dönemde çalıştığının tespitine hükmedilerek başlangıç itibariyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Öncelikle, bordroda kayıtlı civar işyerleri tanıkları ve bunların işverenlerinin çalışmanın varlığına ve gerçekliğine ilişkin beyanları tespit edilmeli, vergi dairesi yazı içeriği dikkate alınarak
davacının 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi kapsamında bir sigortalılığının bulunup bulunmadığı kurumdan sorulup varsa sicil dosyası celp edilmeli, aynı şekilde davacının SSK sicil dosyası getirilip davaya ve kabule konu dönemle çakışacak biçimde başka işyeri çalışmalarının bulunup bulunmadığı denetlenmeli, böylece fiili çalışmanın varlığı ve süresi hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenip toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, belirtilen maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde; davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 26.11.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.