Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/19106 E. 2013/15779 K. 10.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19106
KARAR NO : 2013/15779
KARAR TARİHİ : 10.09.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, 01.06.2001-01.07.2005 ve Şubat 2009-Mart 2010 arası dönemlerde hizmet akdine dayalı olarak geçen ancak Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, 01.06.2001-01.07.2005 ve 15.02.2009-19.03.2010 arası dönemlere ilişkin olarak yazılı biçimde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı kurum avukatı ile davalı işveren şirket avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, mülga 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesiyle 5510 Sayılı Yasanın 86. maddesi olup dosya içeriğinden; davalı nakliye işyerinin …716 sicil numarasıyla 18.07.2006 tarihinde kapsama alındığı, davacı avukatı tarafından 07.10.2011 tarihli beyan dilekçesiyle 2001-2005 arası dönemde “…. Nakliyat … ve …” ünvanlı şahıs firmasında çalışıldığı ve bu firmanın 2005 yılından sonra davalı limited şirkete dönüştüğünün belirtilmesine rağmen bu yönde bir araştırma yapılmadığı, davalı işyerinden 01.10.2006-10.03.2008 arası dönemde bildirim yapıldığı ve bu döneme ilişkin uyuşmazlığın bulunmadığı, ancak davaya konu ilk dönem sonrası ile yukarıdaki bildirim tarihi öncesi arasında 1063792 sicil sayılı işyerinden 06.07.2005-30.09.2006 arası tam ve 436 gün ve davaya konu ikinci dönemle çakışan biçimde 1124142 sicil sayılı işyerinden 09.09.2009-19.03.2010 arası 191 gün tam bildirim yapıldığı ancak anılan her iki işyerinin de davalı işyeri ile ilişkisi bulunup bulunmadığı yönünde bir araştırma yapılmadığı, elektronik ortamda düzenlenmiş 07.07.2005, 01.10.2006, 09.09.2009 tarihli giriş bildirgelerinin bulunduğu, 11.03.2008 tarihli ibranamede giriş 02.10.2006-çıkış 10.03.2008 olarak gösterilip işçilik haklarının alındığının belirtildiği, 21.10.2003, 08.05.2009, 19.05.2009, 29.05.2009 tarihli taşıma irsaliyelerinde şoför olarak davacı ismine yer verildiği, ilk irsaliyede araç plaka numarasının …. diğerlerinde ise … olarak gösterildiği, davacı tanıklarının iddia doğrultusunda davalı tanıklarının ise savunma doğrultusunda beyanda bulundukları anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli olmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Davacı, bildirim dışı sürelerin tespitini istediğine göre, öncelikle işyerinin davalı şirkete dönüşmeden önce davacı avukatı tarafından iddia edildiği gibi gerçek kişilere ait şahıs firması tarafından işletilip işletilmediği araştırılıp açıklığa kavuşturulmalı, bu hususun gerçekliği halinde HMK’nun 124. maddesi kapsamında anılan kişilere husumet yöneltilmeli, diğer taraftan Ticaret Sicil Memurluğu tescil kayıtları ve vergi mükellefiyet durumları araştırılarak kabule konu dönemlerde işyerlerinin faal olup olmadığı belirlenmeli, bildirime konu 1063792 ve 1124142 sicil sayılı işyerlerinin davalı işyeri ile ilgisi bulunup bulunmadığı araştırılmalı ilişkinin varlığının belirlenememesi halinde hak düşürücü süre yönünden değerlendirme yapılmalı, gerek irsaliyelerde plakası yazılı araçların mülkiyet durumu gerekse davacı adına düzenlenmiş trafik ceza tutanaklarının varlığı konusunda araştırma yapılmalı, davalı işyerlerine ait işyeri dosyaları ile dönem bordroları ve varsa ücret bordroları birlikte değerlendirilerek tespit edilecek bordro tanıklarının, çalışmanın varlığına, başlangıcına ve süresine ilişkin bilgi ve beyanları tespit edilmeli, davacının, fiili çalışmalarının varlığı ve süresi hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenip, toplanan ve toplanacak delillerin sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, belirtilen maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde; davalı Kurum avukatı ile davalı işveren şirket avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Perpa Nak. Metal İnş. Ltd. Şti.’ne iadesine, 10.09.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.