Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/20422 E. 2013/11805 K. 28.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20422
KARAR NO : 2013/11805
KARAR TARİHİ : 28.05.2013

Mahkemesi : Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

KARAR

Dava, iş kazası sonucu yaralanan sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan yardımlar nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuen tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, 01.11.2001 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda yaralanan sigortalıya bağlanan gelir ve ödemelerden oluşan sosyal sigorta yardımlarının 506 sayılı Kanun’un 26’ncı maddesi uyarınca rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı işverene ait maden ocağında üretim ustası olarak çalışan sigortalının, kömür içindeki büyük bir parçanın silo kapağını sıkıştırması nedeniyle kömür akışı engellendiğinden sıkışan kapağı açmaya çalıştığı sırada kapak kırılarak kömür parçasının sigortalının ayağına isabeti sonucu olayın meydan geldiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir. Mahkemece, kusur oranlarının saptanmasında öncelikle, maddi olayın ne şekilde oluştuğunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmiş olması gerekir. İhlal edilen mevzuat hükümleri belirlenirken, zararlı sonuçların önlenmesi için durum ve koşulların taraflara yüklediği özen ve dikkatin neler olduğunun eksiksiz bilinmesinde, kusur raporuna ve dava dosyasına yansıtılmasında yasal zorunluluk vardır. Mahkemenin, davaya konu iş kazasının meydana gelmesinde kazalının %50 oranında kusurlu olduğu, %50 oranında da kaçınılmazlığın bulunduğu belirtilen ve hükme dayanak aldığı kusur raporlarında %50 kaçınılmazlığın nedeni yeterince açıklanmamıştır. Zira, işyerinde işgüvenliği ile ilgili tüm tedbirlerin alınmasına rağmen, kaza oluşmuşsa bu takdirde kaçınılmazlığın varlığından söz edilebilir. Raporda ise, böyle bir açıklık olmadığı gibi, böyle bir olayın sonucunun kısmen kaçınılmazlıkla açıklanması, günümüz teknolojisinde alınabilecek önlemlerin bulunduğu hallerde isabetli olamaz.
Belirtilen bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak; kırılan kapaktan düşen kömür parçasının kazalının ayağına gelmesi şeklinde meydana gelen iş kazasında, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olacak şekilde, kazanın meydana geldiği iş kolunda işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman kişiden kusur raporu alınarak, yapılacak değerlendirme ile hüküm kurmak gerekirken, yetersiz bilirkişi raporlarının hükme esas alınması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.