Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/21546 E. 2013/13386 K. 13.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21546
KARAR NO : 2013/13386
KARAR TARİHİ : 13.06.2013

… adına Av. … ile 1-….adına Av. … 2-… 3-… 4-…… arasındaki dava hakkında …..verilen 22.06.2012 günlü ve 2010/1146-2012/466 sayılı hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

1- Hükmün tefhiminin, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 321/2. maddesi gereğince, aynı Kanunun 297. maddesinde belirtilen unsurları (HUMK 489. maddesinin yollamada bulunduğu, aynı Kanunun 388. maddesindeki unsurları) içerir biçimde yapılmadığı gibi, davalılardan…..vekiline tebliğ de edilmediği anlaşıldığından; gerekçeli kararın davalılardan …..vekiline tebliğ edilerek;

2- Bazı maddeleri dışında 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir.”; Yönetmeliğin 16. maddesinde, “Tebligat, öncelikle tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir.”; Yönetmeliğin 79. maddesinde, “16 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemine göre düzenlenecek tebliğ zarfı açık mavi renkte bastırılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

Yine, 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile eklenen fıkra da gözetildiğinde, 7201 sayılı Kanunun 21. maddesinde, “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki
./…
-2-

maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkralar uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar.”; Yönetmeliğin 30. maddesine göre, “(1)Adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine meşruhat verilerek çıkarılan tebligatlar hariç olmak üzere, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste sürekli olarak bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir.

(2) Muhatap ölmüşse veya gösterilen adresten sürekli olarak ayrılmış ve yeni adresi de tebliğ memurunca tespit edilememişse tebligat evrakı, tebligatı çıkaran mercie geri gönderilir.

(3) Yeni adres, tebliğ memuru tarafından tespit edilmişse bu adres, tebliğ mazbatasındaki mahsus yerine ve tebliğ evrakındaki adresin bulunduğu tarafa yazılır.

(4) Yeni adres, tebliğ memurunun tevzi bölgesi dâhilinde bulunduğu takdirde tebligat o adrese yapılır. Yeni adres, aynı ….merkezinin diğer bir tevzi bölgesinde veya başka bir ….merkezinin mıntıkası içinde bulunursa, tebliğ evrakı yeni adreste tebliğinin temini için memur tarafından bağlı olduğu merkeze iade olunur.

(5) 15 inci maddede yer alan hususlar göz önünde bulundurulduğunda tebligatın, tebliğ evrakında belirtilen tarihten önce yapılamayacağının anlaşılması veya yeni adresin yabancı bir ülkeye ait olması durumunda …. merkezi tebliğ evrakını tebligatı çıkaran mercie geri gönderir.”; Yine, Yönetmeliğin 31. maddesine göre, “(1) Tebliğ memuru;
../…

a) Muhatap veya muhatap adına tebligat yapılabilecek kişiler, o adreste bulundukları halde hiçbirinin tebliğ anında gösterilen adreste mevcut olmamaları,

b) Muhatap ya da kendilerine tebligat yapılabilecek kişilerin tebellüğden kaçınması,

c) Muhatap, gösterilen adreste hiç oturmamış veya bu adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi tebligatın, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine bu husus meşruhat verilerek çıkarılması, hallerinden biri gerçekleştiği takdirde tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclisi üyesinden birine ya da kolluk amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder. Tebliğ memuru, ek-1’de yer alan (2) numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi gösterilen adresteki kapıya yapıştırır. (a) bendinde belirtilen halin gerçekleşmesi durumunda tebliğ memuru, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir.

(2) Birinci fıkranın (c) bendi gereğince yapılacak tebligatlarda tebliğ memurunca 30 uncu maddeye göre araştırma yapılmaz.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

6099 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değişik 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre, “Kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır.

Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.

Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.

Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır.

…….

(2) Adresini değiştiren kişi yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, adres araştırması yapılmasına gerek kalmaksızın ek-1’de yer alan (6) numaralı örneğe göre düzenlenecek tebliğ evrakının bir nüshası eski adresin kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.
…/…
-4-

(3) Bundan sonra eski adrese çıkarılan tebliğler muhataba yapılmış sayılır.

(4) Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından ana statü, sicil, tüzük ve kuruluş senedi gibi resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre tebligat yapılamayacak olup; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir.

Buna göre;

a)Davalılardan….yönünden; dava dilekçesinde yazılı “…..” adresine çıkarılan dava dilekçesi ve duruşma gününe ilişkin tebligatın bila dönmesi üzereni, dava dilekçesinin aynı adrese 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre tebliğe ilişkin mazbatanın da “böyle bir adresin mevcut olmadığı” belirtilerek iade edildiği; gıyabi hükmün de aynı adrese Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliği usulsüz olup; Mahkemece, davalı …’le ilgili gıyabi hükmün öncelikle;

aa) Adres kayıt sisteminde yazılı “……” adresine,

bb) Bu adreste bulunamadığı takdirde, ortağı ve temsilcisi olduğu davalılardan …..’nin ticaret sicilinde, davalı …’le ilgili olarak yazılı …..” adresine,

cc) Bu adreslerde bulunmadığının anlaşılması ve başkaca adresinin de tespit edilememesi durumunda, adres kayıt sisteminde yazılı adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebliğ edilerek;

b)Davalılardan … yönünden; dava dilekçesinde yazılı “…….” adresine çıkarılan dava dilekçesi ve duruşma gününe ilişkin tebligatın bila dönmesi üzereni, gıyabi hükmün aynı adrese 7201 sayılı Kanunun 35. maddesine göre tebliği usulsüz olup; Mahkemece, davalı …’le ilgili gıyabi hükmün öncelikle;

…./…
-5-

aa) Adres kayıt sisteminde yazılı “…..” adresine,

bb) Bu adreste bulunamadığı takdirde, ortağı ve temsilcisi olduğu davalılardan ……’nin ticaret sicilinde, davalı …’le ilgili olarak yazılı “….” adresine,

cc) Bu adreslerde bulunmadığının anlaşılması ve başkaca adresinin de tespit edilememesi durumunda, adres kayıt sistemindeki adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebliğ edilerek;

c) Davalılardan ……. yönünden; ticaret sicilinde yazılı adresi “…..” olup, gıyabi hükmün, bu adrese veya ortağı olan diğer gerçek kişi davalılardan sorularak belirlenecek adresine usulünce, bunun mümkün olmaması durumunda Kanunun 35. maddesine göre ticaret sicilinde yazılı adresine tebliği yerine, dava dilekçesinin de bila döndüğü “…….” adresine Kanunun 35. maddesine göre tebliği usulsüz olup; gıyabi hükmün, yukarıda belirtilen şekilde usulünce tebliğ edilerek;

Tüm davalılar yönünden temyiz süreleri geçtikten ve gerektiğinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesindeki düzenleme gereği, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra; gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, temyiz itirazlarının bu noksanlıklar giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine 13.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

……