YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22106
KARAR NO : 2013/13811
KARAR TARİHİ : 18.06.2013
…….
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir nedeniyle uğranılan Kurum zararının 506 Sayılı Kanun’nun 26. maddesi uyarınca rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
506 sayılı Kanunun 26. maddesinde düzenlenmiş bulunan rücu davaları, sigortalının alacağından bağımsız, kanundan doğan basit rücu hakkına dayalı olup; anılan Yasal düzenleme çerçevesinde kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiğinin, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığının ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığının 4857 sayılı Kanunun 77. maddesi hükmü doğrultusunda raporda tartışılması gerekir. İşverenin tamamen kusursuz kabul edilebilmesi için ise, anılan madde gereğince, işyerindeki işçilerin sağlığı ve iş güvenliğini sağlamaya yönelik her türlü tedbiri alması, uygun çalışma ortamı hazırlaması, araçları noksansız bulundurması, işçileri etkin bir biçimde denetlemesi, gözetlemesi, bütün yükümlülüklerini özenle yerine getirmesi, sigortalının da üzerine düşen bütün yükümlülükleri yerine getirmemesi gerekir.
Somut olayda, davalı şirketin doğalgaz boruları için kazı yapan kepçenin su borularını patlatması üzerine sigortalının plastik kaynak makinesi ile su borusunu tamire başladığı, kaynak makinesindeki bantla sarılı bölgeye su temas etmesi nedeniyle elektrik akımına kapılarak vefat ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, iki elektrik mühendisi, bir inşaat mühendisinden oluşan bilirkişi kurulundan alınan raporda, sigortalının serbest çalışması nedeniyle gerekli güvenlik önlemlerini almak
./..
-2-
durumunda olduğu, olayın meydana gelmesinde sigortalının %100 kusurlu bulunduğu belirtilmiş, Mahkemece de, bu bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporu olaya uygun olmayıp bilirkişiler de iş kazasının meydana geldiği alanında uzman değildir.
Hal böyle olunca, Kurumun açtığı iş bu rücu davasında, hükme esas alınan üç kişilik bilirkişi heyetinin raporunda işveren kusurunun yeterince araştırılıp, değerlendirilmemesi yönüyle, olayla örtüşür bir kusur raporu bulunmamaktadır.
Mahkemece; davaya konu sigorta olayının meydana geldiği iş kolunda, iş güvenliği ve işçi sağlığı konularında uzman bilirkişiden, 506 sayılı Kanun’un 26, 4857 sayılı Kanun’un 77, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün 2 ve devamı maddelerine uygun olarak düzenlenmiş kusur raporu alınarak, ilgililerin kusur oran ve aidiyetlerinin yeniden, gerçeğe uygun olarak tespiti gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul olunmalı ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
………