Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/22551 E. 2013/14324 K. 25.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22551
KARAR NO : 2013/14324
KARAR TARİHİ : 25.06.2013

….

Asıl dava, ölüm aylığının kesilmesine dair Kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespiti, birleşen dava yersiz ödenen aylıkların yasal faizi ile tahsili istemine ilişkindir .
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı-birleşen dava davalısı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; 21.09.2003 tarihinde oğlu ……efatı nedeniyle ölüm aylığı almakta iken, 29.03.2005 tarihinde eşi …….. vefatı nedeniyle de ölüm aylığı aldığı anlaşılan davacının (birleşen dava davalısının), oğlundan dolayı aldığı aylığı kesilerek 22.05.2006-21.06.2011 tarihleri arasındaki dönemde yersiz ödenen aylıklar toplamı 29.344,70 TL adına borç kaydedilmiştir.
506 sayılı Yasanın 69. Maddesinde yer alan “Sigortalının ölümü tarihinde eşine ve çocuklarına bağlanması gereken aylıkların toplamı, sigortalıya ait aylıktan aşağı olursa artanı, eşit hisseler halinde sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan ana ve babasına aylık olarak verilir. Ancak, bunların her birinin hissesi sigortalıya ait aylığın %25 ini geçemez.” Hükmü uyarınca davacıya (birleşen dava davalısına) oğlundan dolayı aldığı aylıklarının kesilmesine ilişkin Kurum işleminde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yersiz ödemelerin geri alınmasına ilişkin konuya gelince; 5510 sayılı Yasanın 96. Maddesinin birinci fıkrasında; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
./..

-2-
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır. Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır.” denilmekle kurumca yersiz ödemelerin geri alınmasına ilişkin esas ve usuller belirlenmiştir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkelere göre, davacının (birleşen dava davalısının), Sosyal Sigortalar Kurumundan eşinden dolayı ölüm alığı bağlanmasını talep ederken oğlundan dolayı ölüm aylığı aldığını bildirdiği, her iki dosyanın Kuruma ait olduğu, hatalı işlemde davacının kasıt ve kusurunun bulunmadığı, Kurumunda hatalı işlemin tespit edildiği tarihten geriye doğru beş yıllık sürede 22.05.2006-21.06.2011 tarihleri arasında yersiz ödenen aylıkları talep ettiği gözetilmek suretiyle, faize ilişkin iade borcunun kapsamı, 5510 sayılı Yasanın 96. Maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi hükmü uyarınca belirlenerek, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde alacağın tediye tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı(birleşen dava davalısı) vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı-birleşen dava davalısına iadesine, 25.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

…..