Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/22674 E. 2013/14384 K. 25.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22674
KARAR NO : 2013/14384
KARAR TARİHİ : 25.06.2013

……

Davacı Kurum, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ve yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, yazılı biçimde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı ile davalı işveren avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Somut olayda, 28.05.2005 tarihinde meydana gelen zararlandırıcı sigorta olayının, davalıya ait villada dört buçuk yıldır ev hizmetçisi olarak çalışan sigortalının, ön tarafta musluk olmasına rağmen, arka bahçedeki musluğa taktığı hortum ile ön kısımdaki çiçekleri sulamak için hortumu ön tarafa almaya çalıştığı sırada, terlikle yürüdüğü 197 cm yükseklinde 30 cm genişliğindeki garaj duvarı üzerinde dengesini yitirip düşmesi biçiminde gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, hükme dayanak kılınan 13.06.2011 tarihli kusur raporunda davalı işverene %60, sigortalıya %40 oranında kusur izafe edilmiştir. İş müfettişi tarafından düzenlenen raporda ise işveren %40 sigortalı %60 kusurlu bulunmuştur. Olaya ilişkin kamu davası mevcut olmayıp, sigorta müfettişi tarafından düzenlenen raporda ise olayın iş kazası olduğu ancak 506 sayılı yasanın 10,26 ve 111. Maddelerin uygulanmasına yer olmadığı belirtilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 Sayılı Yasanın 26. maddesi olup, davalı işverenin rücu alacağından sorumluluğu ancak anılan maddede öngörülen yasal koşulların gerçekleşmesi hâlinde mümkündür. Gerek iş müfettişi raporu gerekse mahkemece alınan kusur raporu arasında kusur oran ve aidiyeti bakımından açık çelişki bulunmaktadır. Ancak, zararlandırıcı sigorta olayının oluş biçimi ile yaş ve hizmet süresi gözetildiğinde sigortalının baskın kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, anılan raporlar arasındaki çelişki, bu konuda uzman kişilerden oluşturulacak bilirkişi kurulundan alınacak raporla giderilerek sonucuna göre karar ./..
-2-
verilmelidir. Belirtilen maddi ve hukuki esaslar nazara alınmadan çelişkili kusur raporuna dayanılması ve eksik soruşturma ile yazılı biçimde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
O hâlde, davacı Kurum avukatı ile davalı işveren avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 25.06.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.

……..