Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/24068 E. 2013/14360 K. 25.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/24068
KARAR NO : 2013/14360
KARAR TARİHİ : 25.06.2013

…….

Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davacı Kurum vekili ve davalı … vekili tarafın tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir ve masraflar nedeniyle oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir. Kusur bilirkişi raporunda, dava konusu iş kazasının vuku bulduğu kömür ocağının kaçak çalıştığı gerekçesiyle, işveren davalı …’ın %60, davalı işveren nezdinde çalışan işçiler ……..%10 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, Mahkemece, bu kusur oranları benimsenerek, davalı işverenin Kurum zararından %90 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Tek başına kaçak çalışma olgusu sigortalı dışındaki kişilerin kusuruna sebebiyet vermeyeceği için bilirkişi raporunda kaçak çalışma olgusu dışında kusura ilişkin başkaca somut bir açıklama bulunmaması nedeniyle yetersiz bilirkişi raporuna istinaden hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

2-Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddeleridir.

Somut olayda; 506 sayılı Yasanın 26.madde koşullarının gerçekleşmiş olduğu sübuta ermiş ise de, 9 ve 10. madde koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılıp incelenmemiştir. Davanın, her iki madde hükmüne dayanılarak açılması halinde, Dairemizin yerleşmiş görüşüne göre, 10.maddenin uygulama önceliği bulunmaktadır.

506 sayılı Yasanın 10. maddesinde, “Sigortalı çalıştırmaya başlandığının süresi içinde Kuruma bildirilmemesi halinde bildirgenin sonradan verildiği veya sigortalı çalıştırıldığının Kurumca tespit edildiği tarihten önce meydana gelen iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde ilgililerin sigorta yardımları Kurumca sağlanır.

./..
-2-

Ancak, yukarıki fıkralarda belirtilen sigorta olayları için Kurumca yapılan ve ilerde yapılması gerekli bulunan her türlü masrafların tutarı ile, gelir bağlanırsa, bu gelirlerin 22 nci maddede sözü geçen tarifeye göre hesabedilecek sermaye değerleri tutarı, 26 ncı maddede yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın, işverene ayrıca ödettirilir.” hükmü öngörülmüştür.

Anılan maddeye göre, işverenin sorumluluğu kusursuz sorumluluk ilkesine dayanmakta olup, zararlandırıcı sigorta olayında, işverenin hiç kusuru olmasa bile; şayet, sigortalının işe girişi süresinde Kuruma bildirilmemişse, Kurumca, yapılan sosyal sigorta yardımlarından, 10.maddeye göre sorumlu tutulması gerekir.

Mahkemece; Hukuk Genel Kurulu’nun 19.03.2008 tarih 2008/10-254 Esas, 266 Karar sayılı kararlarında da açıklanan bu yön öncelikle araştırılarak, koşulların oluştuğunun anlaşılması halinde, tarafların kusur oranı gözetilmeksizin belirlenen ilk peşin sermaye değerinden, dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 43-44. maddeleri (6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 51-52. maddeleri ) uyarınca sigortalının kusurunun %50’sinden az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak, davalının sorumlu olduğu miktar belirlendikten sonra, rücu alacağına hükmedilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.

O halde, davacı Kurum vekilinin ve davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 25.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

……