Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/24747 E. 2013/21704 K. 19.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/24747
KARAR NO : 2013/21704
KARAR TARİHİ : 19.11.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, 2926 sayılı Kanun ile 5510 sayılı Kanun’un 4,b/4. maddesi kapsamında tarım bağ-kur sigortalılığının tespiti ile ile 6111 sayılı Kanun kapsamında prim borçlarının yapılandırılmasından yararlandırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, sigortalılık talebine dair davanın kısmen konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, kısmen reddine, 6111 sayılı Kanundan yararlanma talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum avukatının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı avukatının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılama sonunda, aşamada davalı Kurum tarafından davacının 01.5.1995-31.12.1995 tarihleri arasında geriye dönük olarak 2926 sayılı Kanun kapsamında tescil edilmiş olması karşısında, bu dönem hakkında davanın konusuz kaldığına dair mahkeme kabulü isabetli ise de;
Dosya kapsamında yer alan 03.10.2011 gün ve 18.598.463 sayılı yazı içeriği dikkate alınarak, davacının 1996 ürün yılı sebebiyle 1996 veya 1997 yılında ürün teslim edip etmediği hususundaki tereddüt giderilmemiştir . Mahkemece yapılacak iş, bu hususu açıklığa kavuşturmak, 1997 yılında davacı adına yapılmış bir prim kesintisi bulunmasa da, ürün teslim etmiş olduğunun anlaşılması halinde, ürünün yetiştirilmesi için öncesinde geçen süre ve devam eden ziraat odası kaydı dikkate alındığında, 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım bağ-kur sigortalılığına esas tarımsal faaliyetinin 01.01.1996-31.12.1997 döneminde de devam ettiğini kabul etmektir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yapılarak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve sair hususlar incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.