Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2012/24954 E. 2013/17630 K. 27.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/24954
KARAR NO : 2013/17630
KARAR TARİHİ : 27.09.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davalı …’ın, 23.11.2010 tarihinde, eşi …’ın kafasına piknik tüpü ile vurarak yaralanmasına neden olduğu, ancak “şizofreni” denilen hastalık nedeniyle cezai ehliyeti bulunmadığından … Ağır Ceza Mahkemesi’nin 23.08.2011 gün 33/119 sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanunun 32/1-son, 57/1 ve 5271 sayılı Kanunun 223/3-a maddeleri uyarınca hakkında “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı Kurum, meydana gelen zararlandırıcı sigorta olayı sonucu yaralanan sigortalı …’a yapılan sağlık hizmeti giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, Mahkemece, “…kendisine devlet tarafından bakılan davalıdan devletin diğer bir kurumu olan davacı kurumca tazminat istenmesinin sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmadığı, akıl hastası ve maddi yönden güçsüz olan davalıdan tazminat istenmesinin hakkaniyete de uygun olmadığı…” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
1- Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanunun 76’ncı maddesi olup; son fıkrasında, genel sağlık sigortalısının ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere yapılan sağlık hizmeti giderlerinin üçüncü kişilerden rücuan tahsili koşulları düzenlenmiş olup, zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan …’ın genel sağlık sigortalı statüsünün bakmakla yükümlü olunan kişi olarak davalının sigortasından mı, yoksa kendi sigortasından mı kaynaklandığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Bu nedenle; sigortalının sicil dosyasının celbi ile sigortalılık statüsü belirlenmeli, davalının sigortalı olup zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalanın bakmakla yükümlü olduğu kişi olduğunun tespiti durumunda, davalı üçüncü kişi kabul edilemeyeceğinden davanın şimdiki gibi reddine karar verilmeli, aksi takdirde 5510 sayılı Kanunun 76/son maddesi kapsamında sorumlu olacağı nazara alınmalıdır.
2-5510 sayılı Kanunun 76/son maddesindeki sorumluluk kusura dayanmaktadır. Kusur sorumluluğunun varlığı için temyiz kudretinin varlığı gerekmektedir. Diğer yandan, kanunda gösterilen istisnaların varlığı halinde, temyiz kudreti bulunmayanlar da sorumlu tutulabilirler. Bu istisna durumlardan biri ise zararlandırıcı sigorta olayının vuku tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununun 54/1’inci maddesidir (6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 65’inci maddesi). Bu madde hükmüne göre, hakkaniyet gerekli kılıyorsa hâkim temyiz kudreti bulunmayan bir kişiyi kısmen veya tam olarak tazminata mahkûm edebilir.

Somut olayda; …’ı kafasına tüple vurarak yaralayan davalı …’ın temyiz kudretini haiz olmadığı ceza ilamı kapsamından sabit olduğundan, Borçlar Kanununun 54/1’inci maddesi hükmü ve giderek tazminat miktarından indirim yapılıp yapılmayacağı, ceza dosyası getirtilmek suretiyle olayı çevreleyen koşullar ile fiilin mahiyeti göz önünde tutulup, …’ın sosyal durumu da araştırılarak değerlendirilip takdir edilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar gözetilmeksizin, eksik araştırma, inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.