YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2865
KARAR NO : 2012/6800
KARAR TARİHİ : 05.04.2012
Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Dava, trafik-iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemeden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili ile davalılar …, …, …, …, …, …, …, …. ve … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, 25.09.2002 tarihinde meydana gelen trafik-iş kazası sonucu ölen sigortalı işçi Ahmet Denizli’nin hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan cenaze yardımından oluşan sosyal sigorta yardımlarının 506 sayılı Kanun’un 26/2’inci maddesi uyarınca rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin ilk kararın kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki nedeniyle Dairemizin 22.12.2009 tarih ve… sayılı ilamı ile bozulması üzerine, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 605’inci maddesinde; yasal ve atanmış mirasçıların mirası reddedebilecekleri, ölüm tarihinde terekenin borca batık olduğunun açıkça anlaşılması veya resmen tespit edilmesi halinde mirasçıların red beyanı aranmaksızın mirasın reddedilmiş sayılacağı, 611’inci maddesinde; yasal mirasçılardan birinin mirası reddetmesi halinde onun payının, miras açıldığı zaman kendisi sağ değilmiş gibi, hak sahiplerine geçeceği, 612’nci maddesinde; en yakın yasal mirasçıların tamamı tarafından mirasın reddolunması halinde mirasın, sulh mahkemesince iflas hükümlerine göre tasfiye edileceği, tasfiye sonunda arta kalan değerlerin, mirası reddetmemişler gibi hak sahiplerine verileceği, 614’üncü maddesinde ise; tasfiye öncesinde, mirası reddeden mirasçıların istemi üzerine, kendilerinden sonra gelen mirasçıların sulh hâkimi tarafından reddin kendilerine bildirileceği bir ay içinde mirası kabul etmedikleri takdirde mirası reddetmiş sayılacakları düzenlenmiştir. Buna göre murisin en yakın yasal mirasçılarının tümünün mirası reddi durumunda miras kendiliğinden sonraki mirasçılara geçmemekte, terekenin süreye bağlı olmaksızın iflas kaidelerine göre tasfiyesi gerekmektedir. Ancak tasfiye öncesinde, mirası reddedenlerin istemi ile sulh hâkimi tarafından red kendilerine bildirilen sonraki mirasçıların mirası kabul etmesi mümkün bulunmaktadır.
Somut olayda; zararlandırıcı sigorta olayının oluşumunda kusurlu olduğu iddia edilen muris …en yakın mirasçıları oldukları belirlenen …, … mirası reddi üzerine,… sayılı kararı ile mirasın reddi işleminin tesciline hükmedilerek kesinleştiği, sigorta şirketi ve … dışındaki davalıların murisin sonraki mirasçıları oldukları anlaşılmaktadır. Bu durumda söz konusu davalılara mirasın kabulü konusunda tebligat yapılıp yapılmadığı, herhangi bir mirasın kabulü beyanları bulunup bulunmadığı araştırılarak, davalılar tarafından açılan… sayılı derdest dosyasının akıbeti de sorulmak suretiyle sonucuna göre yukarıda açıklanan maddi ve hukuki çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekili ile davalılar …, …, …, …, …,…ve … vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde …haricindeki davalılara iadesine, 05.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.