YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/753
KARAR NO : 2013/6051
KARAR TARİHİ : 28.03.2013
…..
Dava, yersiz yapılan sağlık harcamalarının yasal faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Diyarbakır Barosuna kayıtlı Avukat olarak çalışmakta bulunan davalı, üyesi olduğu Baro ile davacı Kurum arasında imzalanan 04.01.2005 günlü “Hastalık ve Analık Topluluk Sigortası Sözleşmesi” kapsamında ve 01.07.2006 tarihinden itibaren kurumdan sağlık yardımı almaktadır. Anılan Topluluk Sigortası Sözleşmesinin 16’ıncı maddesine göre, sözleşme kapsamındaki kişiler, topluluk sigortasına giren avukatlar, bunların eşleri ve geçindirme yükümlü oldukları çocukları olarak belirlenmiştir. Baro üyesi olan Avukat …’ın annesi, bahse konu topluluk sigortası kapsamında bulunmadığı, dolayısıyla sağlık yardımlarından yararlanma imkanı olmadığı halde, 09.03.2007 tarihinde …….düzenlenen sağlık belgesi ile eki davalı tarafından düzenlenen beyan taahhüt belgesiyle sağlık yardımlarından usulsüz şekilde yararlanmış; durumun bilahare fark edilmesi üzerine Kurumca davaya konu 09.03.2007-27.03.2008 tarihleri arası döneme ait 8.396,97 TL’lik yersiz tedavi gideri tahakkuku yapılmıştır.
Mahkemece, yersiz tahakkuka ilişkin kurum işlemi Medeni Kanun 2’inci maddesine aykırı bulunmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; davalının üyesi bulunduğu ….. ile davacı Kurum arasında imzalanan topluluk sigortası sözleşmesinin, sözleşmeden yararlanacak kişileri düzenleyen 16’ıncı maddesi, sözleşme kapsamındaki kişiler için gerekli sağlık belgelerinin(vizite kağıdı, sağlık karnesi) düzenlenme şeklini öngören 19’uncu maddesi ile 09.03.2007 günlü sağlık belgesi ve davalı imzalı beyan taahhüt belgesi içerikleri karşısında, davalı avukat kişinin iyiniyetinden ve dolayısıyla Medeni Kanun’un 2’inci maddesinin uygulama alanından bahsetmek mümkün değildir.
./..
-2-
Ancak davalının 04.05.2010 günlü cevap dilekçesinde; anne …..topluluk sigortası kapsamında sağlık yardımlarından yararlanması mümkün olmasa bile,….lan diğer oğul ….üzerinden geçindirmekle yükümlü olma nedeniyle sağlık sigortasından yararlanma hakkı bulunduğunu iddia etmesi karşısında, anılan iddianın usulünce araştırılması gerekir. Bu kapsamda, oğul ….’a ait …. şahsi sicil dosyası celbedilmeli, 506 sayılı Yasanın anne ve babaya sağlık yardımı yapılmasını düzenleyen 42’inci ve devamı maddelerindeki sağlık yardımlarından yararlanma koşullarının varlığı araştırılmalıdır.
Öte yandan, 10.01.2013 gün ve 6385 sayılı Yasanın 12’inci maddesiyle 5510 sayılı Yasaya geçici madde olarak eklenen “Yersiz yapılan sağlık giderlerinin terkini” başlıklı Geçici 45’inci maddesi “Bu Kanuna göre genel sağlık sigortalısı ya da bakmakla yükümlü olunan kişi kapsamına girmekle birlikte, asli olarak hak etmediği bir kapsamda sağlık hizmeti alanlara 31/1/2012 tarihine kadar verilen sağlık hizmetlerine ilişkin Kurumca tahakkuk ettirilmiş veya ettirilecek borçlar, varsa ilgililerin bu nedenle açtıkları davadan vazgeçmeleri halinde tahsil edilmez. Bu borçlara ilişkin açılmış olan dava ve icra takiplerinden Kurumca vazgeçilir.” Hükmünü içermekte olup, bozma sonrası yapılacak yargılamada, anılan yersiz yapılan sağlık giderlerinin terkinine ilişkin maddede öngörülen şartların varlığı da değerlendirilmeli ve varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, 28.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
……