YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/10376
KARAR NO : 2013/25618
KARAR TARİHİ : 24.12.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :2007/965-2013/232
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, davalı vakfa ait mezarlık-kilisede, bekçi ve temizlik işlerinden sorumlu işçi olarak, 01.01.1996-01.10.2007 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitini istemiş olup; Mahkemece, tanık beyanları, davacının Sarıyer Aile Mahkemesinde açtığı 2007/471 Esas sayılı boşanma davasının yargılaması sırasında, Sarıyer İlçe Emniyet Müdürlüğünce tutulan tutanak ve SGK yoklama memuru tarafından düzenlenen 14.07.2006 tarihli rapor içeriği dikkate alınarak 01.01.2000-01.10.2007 tarihleri arasındaki hizmetler yönünden kısmen kabul kararı verildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında; davacının, dava konusu dönemdeki çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; davacı tarafından işverene karşı işçi alacaklarına ilişkin olarak dava açılıp açılmadığı soruşturulmalı, böyle bir dava varsa incelenmeli, davalı vakfa ait mezarlık ve kilise adresi dikkate alınmak suretiyle zabıta marifetiyle re’sen
tespit edilecek var ise, komşu işyeri sahip ve çalışanları, yok ise komşu evlerde oturanlar tanık olarak dinlenilmeli, davalı işveren savunmaları ile davacının, eski eşinin, mezarlık ve kilisede sigortalı olarak bekçilik yaptığı, evi terketmesinden sonra kendisinin sigortasız olarak çalışmaya devam ettiğine ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği ifade ile, davacı tanıklarının eski eşin vakıfta sigortalı olarak gösterildiği ve oto galericiliği yaptığına dair beyanları karşısında, eski eşin çalıştığı işyerleri ve çalışma süreleri araştırılmalı, davacı ve eski eşinin boşanma tarihi ile davacının, eski eşinin, evi terketmesinden sonra çalışmaya devam ettiğine ilişkin beyanı karşısında, 26.06.2007 tarihli tutanak içeriği de dikkate alınmak suretiyle, çalışmanın süresi yöntemince araştırılmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalılardan Tarabya Aya Paraskevi Rum Ortodoks Kilisesi ve Rum İlkokulu Aya Yargı Vakfı’na iadesine, 24.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.