Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/11634 E. 2013/13832 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11634
KARAR NO : 2013/13832
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

…..

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili, davalı …. vekili ve davalı …….vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını isteyen taraf vekilinin 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. Maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi hükmüne göre duruşma için gerekli tebligat giderlerini süresinde yatırmadığı anlaşıldığından, duruşma isteğinin bu nedenle reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelir nedeniyle uğranılan Kurum zararının teselsül hükümleri gereğince davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkin olup; davanın yasal dayanağı, uyuşmazlık konusu dönemde yürürlükte bulunan 506 sayılı Kanunun 26 ncı ve 87 nci maddeleridir. Mahkemece, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu gerekçesi ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davada, öncelikle halledilmesi gereken sorun; zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalıyı çalıştıran ……. ile diğer davalı …arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinin bir başka ifade ile, asıl işveren-alt işveren(taşeron) ilişkisi olup olmadığının saptanmasıdır.
506 sayılı Kanunun 87. maddesi hükmüne göre aracı, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentisinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran 3. kişidir.
Asıl işveren taşeron ilişkisinin varlığı için, öncelikle, işin başka bir işverenden alınmış olması, bir başka ifade ile asıl işverenin işverenlik sıfatına sahip olması, asıl işyeri ya da işyerinden sayılan yerlerde kendi adına işçi çalıştırıyor olması gerekir.
./..
-2-

İşin belirli bir bölümünde değil de, tamamının bir bütün halinde, ya da, bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatının haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenler de asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir.
Aracı sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise, asıl işverenden istenilen işin, asıl iş, ya da, işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır.
Mahkemece, davalı …. davaya konu iş kazasının meydana geldiği işte, sigortalı çalıştırıp-çalıştırmadığı araştırılarak; işin tamamından el çekerek, anahtar teslimi şeklinde davalı….’ye yaptırıp-yaptırmadığı, varsa taraflar arasındaki sözleşmelerin bir sureti celp edilip, taraflar arasındaki asıl işveren-taşeron ilişkisi irdelenerek, sonuca göre, ……ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden; kusur oran ve aidiyeti konusunda yeniden rapor alınarak hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum, davalı ….. ve davalı …. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı şirketlere iadesine, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

……