YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11641
KARAR NO : 2013/14946
KARAR TARİHİ : 02.07.2013
… adına Av. … ile 1……. adına Av. … 2-… arasındaki dava hakkında ……22.12.2011 günlü ve 2008/829-2011/551 sayılı hükmün, davalılardan ………… avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Dairemizin 12.03.2013 gün ve 2012/4912 E.-2013/4591 K. sayılı geri çevirme kararımızın gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmakla;
Bazı maddeleri dışında 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılması caizdir.”;
Yine, 6099 sayılı Kanunun 5. maddesi ile eklenen fıkra da gözetildiğinde, 7201 sayılı Kanunun 21. maddesinde, “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkralar uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar.
./..
-2-
Somut olaya ilişkin olarak, gıyabi hükmün davalılardan …’a, adres kayıt sisteminde yazılı olup-olmadığı araştırılmaksızın, dava dilekçesinin daha önce usulünce yapılmış bir tebligat bulunmayan adrese 35. maddeye göre usulüne uygun olmaksızın tebliği gözetilerek, yine 35. maddeye göre tebliği usulsüz olup; Mahkemece; davalı …’a, yukarıda belirtilen düzenlemeler kapsamında tebliğ edilerek; temyiz süresi geçtikten ve gerektiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3.maddesi gereği, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra; anılan davalının, adres kayıt sisteminde kayıtlı olmadığının anlaşılması durumunda, 35. maddesine göre yapılan tebliğ geçerli olmadığından, usulüne uygun şekilde anılan Kanunun 28. maddesi kapsamında, ilanen tebliğ edilmek üzere, dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, temyiz itirazlarının bu noksanlıklar giderilip dosya geldikten sonra incelenmesine 02.7.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…….