Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/12494 E. 2013/22454 K. 26.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12494
KARAR NO : 2013/22454
KARAR TARİHİ : 26.11.2013

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Dava, murisin 15.08.1954 tarihinde bir gün süreyle hizmet akdiyle çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup; davaya konu 15.8.1954 başlangıç tarihli işe giriş bildirgesinin … İnşaat Şirketi unvanlı Bng:… sicil sayılı işyerinden düzenlendiği, anılan işe giriş bildirgesinde muris sigortalının sigorta sicil numarasının … olarak belirtildiği ve giriş bildirgesi üzerindeki kaşeden işyerinin “… İnşaat Şirketi …-…- Km … Müteferrik İşler İnşaatı” olduğunun anlaşıldığı, ancak … kelimesinden sonraki kelime ile 005 rakamlarından sonraki rakamların okunaklı olmadığı, mahkemece işyerinin mevcudiyetinin tespiti yönünde …, … ve … Sosyal Güvenlik İl Müdürlükleri ile …, … ve … Sosyal Güvenlik Merkezleri nezdinde araştırmalar yapıldığı, müdürlük ve merkezlerden farklı işveren ve sicil numaralarına ilişkin bilgiler verildiği, … Sosyal Güvenlik Merkezince, işyeri dosyasının … Sosyal Güvenlik Merkezinde olduğunun belirtilmesine rağmen, eldeki davada adı geçen sosyal güvenlik merkezinden bu hususun araştırılmadığı, dolayısıyla işe giriş bildirgesinde belirtilen işyerinin varlığının ve davaya konu dönemdeki kapsam durumunun belirlenip tam olarak açıklığa kavuşturulamadığı,
Diğer taraftan, davaya konu işe giriş bildirgesinin Kuruma intikal ettiğine ilişkin bir bilgiyi içermediği, kimlik bilgilerinin muris sigortalıya ait olduğu anlaşılmakta ise de, giriş bildirgesinin arka sayfasında bakmakla mükellef olunduğu belirtilen eş … ile oğlu …’ın aile nüfus kayıt tablosunda sigortalı hanesinde gözükmediği, sadece kızı …’in yer aldığı, onun da doğum tarihinin farklılık içerdiği, Kurumun bu noktalardan hareketle ve temyiz dilekçesi ile
davaya konu işe giriş bildirgesinin muris sigortalıya ait olmadığını savunduğu, mahkemece bu yönde çeşitli sosyal güvenlik merkez ve il müdürlükleri ile yazışmalar yapılarak giriş bildirgesindeki sigorta sicil numarasına ilişkin çalışma kayıtlarının celbi istenmiş ise de, söz konusu sosyal güvenlik merkez ve il müdürlükleri tarafından muris sigortalı dosyasının ilgili bölgelere devredildiği belirtilerek bu yönde … Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından düzenlenen 18.06.2012 tarihli son cevabi yazı ile, murisin dönem bordrolarına ve çalışmalarına rastlanmadığının bildirildiği, dolayısıyla giriş bildirgesinin varlığı ve intikali hususunun da açıklığa kavuşturulamadığı anlaşılmaktadır.
Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Konuya ilişkin Sosyal Sigorta Mevzuatı irdelendiğinde; ilk yaşlılık sigortası müessesini kuran 02.06.1949 tarihli ve 01.04.1950 yürürlük tarihli 5417 sayılı Kanunun geçici maddesi; “Bu kanunun primlerle ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihte 35 yaşını geçmiş bulunanlardan 60 yaşını doldurduktan sonra 5. maddesindeki şartları yerine getirmeyenler de aşağıdaki şartlar dahilinde bu kanun hükümlerinden faydalandırılırlar. a)İhtiyarlık sigortası Kanununun primle ilgili hükümlerinin yürürlüğe girdiği tarihten önceki 5 yıl içinde en az 1000 gün ve münavebeli işlerde çalışanların da 800 gün İş Kanununa tabi iş yerlerinde çalıştığını ispat etmek;…(a) bendinde yazılı eski hizmet süreleri, sigortalıların son beş yıl içinde çalıştıkları iş yerlerinden alacakları kanıtlı belgeleri, primlerle ilgili hükümlerin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde İşçi Sigortaları Kurumuna tevdi edilmek suretiyle belgelenir.” hükmünü, 01.06.1957 yürürlük tarihli 6900 sayılı Yasanın muvakkat 1. maddesi; “1 Nisan 1950 tarihinde 35 yaşını geçmiş olanlardan 60 yaşını doldurup 12 nci maddede yazılı şartları getiremediğinden aylık bağlanmasına hak kazanamayan ve: a) 1 Nisan 1950 tarihinden önceki 5 yıl içinde en az 1000 gün veya çalışma vekaletince tespit olunan münavebeli işlerde çalışanların da 750 gün İş Kanununa tabi iş yerlerinde çalıştıklarını ispat eden,… (a) Bendinde yazılı eski hizmet süreleri, sigortalıların, 1.4.1950 tarihinden önceki beş yıl içinde çalıştıkları iş yerlerinden alacakları belgeleri İşçi Sigortaları Kurumuna tevdi etmeleri suretiyle tevsik olunur.” hükmünü, 506 sayılı Kanunun geçici 7. maddesi “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar, yürürlükten kaldırılmış 4772, 5417, 5502 ve 6900 sayılı Kanunlar ile eklerine ve değişikliklerine göre hak kazanılmış bulunan her türlü yardım, tahsis ve ödemeler, bunların dayandığı kanun hükümleri gereğince kurumca sağlanır ve iş kazalarıyla meslek hastalıkları, hastalık, analık, malûliyet, ihtiyarlık ve ölüm sigortalarından hak kazanılmış olan gelir ve aylıkların ödenmesine, yardımların yapılmasına ve ödeneklerin verilmesine bu kanunda yazılı hüküm ve esaslara göre devam olunur. Ancak, malûliyet, ihtiyarlık ve ölüm sigortalarından bağlanmış bulunan veya bağlanılmasına hak kazanılmış olan gelir ve aylıkların alt sınırı hakkında bu kanun hükümleri uygulanır.” hükmünü, geçici 9. maddesi
“Yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı Kanunların geçici 1 inci maddelerine göre, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar Kuruma eski hizmet çalışma belgesi vermiş bulunanların sözü edilen maddelerde belirtilen hakları saklıdır.” hükmünü, geçici 12. maddesi ise “Sigortalılar namına, yürürlükten kaldırılmış 5417 ve 6900 sayılı Kanunlara göre ödenen primler ile bunların prim ödeme gün sayıları, bu kanuna göre ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ve prim ödeme gün sayısı olarak kabul edilir.” hükmünü içermektedir.
Mahkemece, öncelikle dosyada mevcut işe giriş bildirgesi ve muris sigortalıya ait aile nüfus kayıt tablosu örneği eklenmek suretiyle böyle bir işyerinin varlığı, yine işe giriş bildirgesinde yer alan şirket unvanı ve ilişkin olduğu şehirler gözetilerek, ilgili sosyal güvenlik kurumları ve merkezleri nezdinde araştırmalar yapılmalı, Kurum savunması ve aile nüfus kayıt tablosu da nazara alınarak işe giriş bildirgesi arkasında bakmakla mükellef olduğu belirtilen eş ve çocukların muris sigortalı ile ilişkisi ve bu isimler ile nüfus kayıt tablosunda adı geçen eş ve çocuk isimleri arasındaki farklılığın ilgili nüfus müdürlüğünden sorulup, ayrıca mahallinde zabıta araştırması yapılmak suretiyle çelişki giderilip bahse konu isimlerin muris sigortalı ile olan aidiyet durumu açıklığa kavuşturulmalı, yine ilgili sosyal güvenlik müdürlük ve merkezleri tarafından işe giriş bildirgesinde belirtilen sicil numarası dikkate alınarak, muris sigortalıya ait dönem bordroları ve çalışma kayıtlarının bulunmadığı belirtilmekle, işyeri sicil numarasına ilişkin ancak başka sigortalılara ait çalışanlar listesi ya da çalışma kayıtları varsa onlar celbedilip belirlenecek tanıkların bizzat beyanlarına başvurulup ve anılan sicil sayılı işyerinin kapsam durumu da belirlenerek, bu çerçevede bir değerlendirme yapılmalı ve yukarıda içeriği açıklanan çalışma mevzuatı da gözetilmek suretiyle davaya konu talep hakkında bir karar tesis edilmelidir.
Eksik araştırma ile yazılı biçimde karar verilmiş olması yerinde görülmemiştir.
O hâlde; davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.