YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12718
KARAR NO : 2013/14433
KARAR TARİHİ : 25.06.2013
……
Dava,…… yetim aylığı almakta iken muhtaçlığının kalkması nedeniyle 01/04/1998 tarihinden itibaren aylıkları kesilen davalıya 01/04/1998-31/07/2008 tarihleri arasındaki dönemde yersiz ödenen aylıkların tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
…….yetim aylığı almakta iken muhtaçlığının kalkması nedeniyle 01/04/1998 tarihinden itibaren aylıkları kesilen davalının hak etmediği 01/04/1998-31/07/2008 tarihleri arasındaki istihkakları tutarının Kurumca borç çıkartıldığı, davalının hak etmediği istihkakların, 30.358,51 TL aylık 6.220,04 TL, 1999-2007 yılları arası tütün ikramiyesi tutarı, 426,72 TL ek ödemeler olmak üzere toplam 37.005,27 olduğu, yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu ödemelerin hesaplanacak kanuni faizi ile birlikte tazmininden davalının sorumlu olduğundan bahisle fazlaya dair hakları saklı tutularak Kurum zararı 37.005,27 TL aylık ve diğer ödemelerin her biri için ayrı ayrı ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava edilmiş olup; mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5434 sayılı Kanun hükümlerince bağlanan davaya konu aylığın muhtaçlığının kalkması nedeniyle kesilmesi de 5434 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğundan, uyuşmazlığın çözümünde 5510 sayılı Kanun’un uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu durumda sözü edilen 101’inci madde hükümlerine göre sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemesi görevli değildir.
Öte yandan; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2’nci maddesine göre kimler aleyhine idari yargıda dava açılabileceği açıklanmış olup, gerçek
./..
-2-
kişiler ile özel hukuk tüzel kişileri hakkında idari yargı yerinde dava açılamayacağı ve dava konusu uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin görevli olduğu açıktır. Nitekim, iş mahkemesi sıfatıyla …… Mahkemesine açılan ve 15/05/2012 tarihli celseye kadar bu sıfatla görülen işbu davada anılan tarihteki 8. celsede yargılamaya son verildiği duyurulduktan sonra görevsizlik kararı verilmesi ve işten el çekilmesi yerine, açılan davanın kısmen kabulüne şeklinde hüküm kurulduktan sonra mahkemenin görevsiz olduğundan bahisle bu kez, “Davaya Asliye Hukuk Mahkemesi sıfatıyla devam edilmesine” denilmek suretiyle ardındanda işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 25.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…….