YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12843
KARAR NO : 2013/17950
KARAR TARİHİ : 01.10.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 03.05.2012 tarihli borç muhtırası başlıklı yazı sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davacılar avukatının tüm, davalı kurum avukatının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davaya konu somut olayda; …… tarafından hazırlanan 03.05.2012 tarihli yazı içeriğinde, ……. Şirketi hakkında…….sayılı dosyası ile açılan icra takibinin kesinleşmesine rağmen borçlu şirketten tahsil edilemediğinden bahisle 5510 sayılı Yasanın 86., 6183 sayılı Yasanın 35. maddesi gereğince takibe konu borcun davacılar tarafından ödenmesi gerektiğine yönelik borç muhtırası başlıklı yazıdan dolayı borçlu olunmadığının tespiti talep edilmiştir.
Anılan icra dosyasının kapsamı ve ödeme emri incelendiğinde; ilamlı icra takibinin dayanağının, ……. 2001/1040 Esas 2002/221 Karar sayılı dosyasında 08.09.1995 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerde meydana gelen artışların yasal faiziyle …. Şirketinden tahsiline yönelik kararın olduğu anlaşılmaktadır.
6183 sayılı Yasanın 1. maddesine göre “Devlete, vilayet hususi idarelerine ve belediyelere ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafı, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer i amme alacakları ve aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile; bunların takip masrafları hakkında bu kanun hükümleri tatbik olunur.
Türk Ceza Kanununun para cezalarının tahsil şekil ve hapse tahvili hakkındaki hükümleri mahfuzdur.”
5502 sayılı Yasanın 37. maddesine göre “…Süresi içinde ödenmeyen sosyal sigorta ve genel sağlık sigortası primleri, işsizlik sigortası primleri, idari para cezaları, gecikme zamları, katılım payları Kurum alacağına dönüşür ve bu alacakların
tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç diğer maddeleri uygulanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Yapılan açıklamalar ışığında ; kamu alacağı kapsamında sayılmayan iş kazası nedeniyle oluşan kurum zararının tahsili için 6183 sayılı Yasa kapsamında takip yapılamayacağının açık olması, giderek İcra İflas kanunu kapsamında davacılar aleyhine takip hukuku kuralları çerçevesinde yasaya ve yöntemine uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin de bulunmaması karşısında, davaya konu yazının hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmaması da birlikte değerlendirildiğinde, icrası gerekir bir kurum işleminin bulunmadığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bununla birlikte, 20.05.2006 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5502 sayılı … Kanununun 36’ncı maddesi hükmüne göre; ilgili kanunlarda yer verilmemiş olsa dahi, Kurumun taraf olduğu davalar, icra kovuşturmaları ile ilamların harçlardan müstesna olduğu göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu, davalı Kurum’un, harçtan sorumluluğu yönünde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi gereğince uygulanmakta olan Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Hüküm fıkrasında mükerrer olan 2. bendinde yazılı” Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 277,45 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin tamamen silinerek çıkarılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.