YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13514
KARAR NO : 2013/17299
KARAR TARİHİ : 24.09.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
İşkazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tahsili davasının yapılan yargılaması sonunda; ilâmda yazılı nedenlerle davanın kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı Kurum ve davalılardan … mirasçıları avukatlarınca istenilmesi ve davalılardan … mirasçıları vekili tarafından duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.09.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü duruşma talep eden davalılar adına Av. … ile karşı taraf adına Av. … geldiler. Diğer davalı adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi … tarafından dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Davaya konu somut olayda; davalı olarak gösterilen …’ün, celbolunan nüfus kaydı içeriğinden, davanın açılmasından sonra ancak karardan önce, bir başka ifade ile yargılama aşamasında öldüğü anlaşılmaktadır.
Yargılama süresince tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip bulunmaları gereği usul hukukunun temel ilkelerindendir ve dava şartıdır (HMK m.114/1-d). Yargılama sırasında taraflardan birinin ölmesi halinde, ölen tarafın ehliyeti sona ereceğinden, ölen kişinin veya kural olarak vekilinin davaya devam etmesi mümkün olmayıp, sadece bu kişinin mirasçıları tarafından (dava konusunun ölenin malvarlığına ilişkin olması ve dava sonunda verilecek hükmün olumlu veya olumsuz bir şekilde mirasçıların haklarını etkilemesi durumunda) davaya devam edilebilir. Bu halde, ölen tarafın mirasını reddetmeyen mirasçılarının, davayı mecburî dava arkadaşı olarak hep birlikte takip etmeleri gerekir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 55. maddesi uyarınca taraflardan birinin ölümü halinde mirasçılar mirası kabul veya reddetmemiş ise bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hakim, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir. Bu hüküm mirasçıların mal varlığını etkileyen davalarda dikkate alınmalıdır. Zira mirasçılara intikal etmeyen, tarafın ölümü ile konusuz kalan davalarda gerek bulunmamaktadır.
Mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 50, 51 ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 28. maddeleri kapsamından “kişiliğin ölüm ile sona eriyor” olması hükmü de gözetilerek, adı geçen davalının mirasçılarına yöntemince husumet tevcih edilerek, yargılamanın sürdürülmesi gerekirken, ölü … hakkında yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı ile … mirasçıları vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve sair hususlar incelenmeksizin hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün, sair hususlar incelenmeksizin yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … Mirasçıları’na iadesine, 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.