Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/14078 E. 2013/22461 K. 26.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/14078
KARAR NO : 2013/22461
KARAR TARİHİ : 26.11.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının annesine ölüm geliri bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, 09.02.1999 tarihinde saat 12.15 sıralarında … … istikametine seyir halinde olan sigortalının geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetmesi üzerine, sigortalının annesi sıfatıyla hak sahibi olan davacının, 07.04.1999 tarihli tahsis talebinin, 08.09.1999 tarihli kurum müfettişinin sigortalının davacının geçimini sağlamadığından bahisle işleme konulmamasına dair kanaatine binaen kabul edilmediği, davacının 25.03.2008 tarihli tahsis talebini takip eden ay başı olan 01.04.2008 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması istemli davasının kabulüne yönelik davacının diğer bir davasının kesinleştiği, mahkemece, bozma öncesi ilk hükümde, ölüm aylığına ilişkin kesinleşen diğer dava belirtilerek kesin hüküm nedeniyle davanın reddine dair kurulan hükmün Dairemizce talebin 506 sayılı Yasanın 24. maddesine dayanan ölüm geliri niteliğinde olması nedeniyle ölüm aylığına ilişkin kesinleşen hükmün, eldeki davada kesin hüküm niteliği taşımadığından bahisle bozulmasına karar verdiği, mahkemece, bozma ilamına uyularak, 506 sayılı Yasanın 24. maddesinde düzenlenen ölüm gelirine yönelik şartların oluşup oluşmadığı araştırılmadan davanın kabulüne dair verilmiştir.
5510 sayılı Yasa’nın geçici 1. maddesi ile ” 17.07.1964 tarihli ve 506 sayılı, 02.09.1971 tarihli ve 1479 sayılı, 17.10.1983 tarihli ve 2925 sayılı, bu Kanunla mülga 17.10.1983 tarihli ve 2926 sayılı Kanunlara göre bağlanan veya hak kazanan; aylık, gelir ve diğer ödenekler ile 08.02.2006 tarihli ve 5454 sayılı Kanunun 1 inci maddesine göre ödenmekte olan ek ödemenin verilmesine devam edilir. Bu gelir ve aylıkların durum değişikliği nedeniyle artırılması, azaltılması, kesilmesi veya yeniden
bağlanmasında, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan ilgili kanun hükümleri uygulanır. ” düzenlemesi öngörülmüş olup,davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 24. maddesidir.
506 sayılı Yasa’nın 24. maddesi’nin sigortalının ölümü tarihinde yürürlükte bulunan şekline göre hak sahibi ana-babaya aylık bağlanabilmesi için geçiminin sigortalı tararfından sağlanması koşulu öngörülmekte idi. Nevar ki anılan madde; 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Yasanın 35. maddesi ile yeniden düzenlenmiştir. Buna göre, 506 sayılı Yasanın 24. maddesinin birinci fıkrasındaki “geçiminin sigortalı tarafından sağlandığı belgelenen” ibaresi ” sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmayan veya 2022 sayılı Kanuna göre bağlanan aylık hariç olmak üzere buralardan her ne ad altında olursa olsun gelir veya aylık almayan” şeklinde değiştirilmiştir.Sigortalının ölümü tarihinde yürürlükte olmayan bu düzenleme lehe koşullar içerdiğinden, geçmişe yürütülmeli ve ölüm geliri bağlama koşullarının belirlenmesi bakımından esas alınmalıdır.
Ne var ki; ölüm geliri bağlanabilmesi için, sigortalının ölümünün 506 sayılı Yasanın 11. maddesinde düzenlenen iş kazası ve meslek hastalığından kaynaklanması gerekmektedir.
Öte yandan; Ölüm geliri yönünden zamanaşımı ve hakkın düşmesinin 506 sayılı Yasanın 99. maddesinde, “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, iş kazalarıyla meslek hastalıkları ve ölüm sigortalarından hak kazanılan gelir ve aylıklar, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde istenmezse zamanaşımına uğrar. Bu durumda olanların gelir ve aylıkları yazılı istek tarihini takibeden aybaşından itibaren başlar.
İş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından kazanılan diğer haklar ile hastalık ve analık sigortalarından doğan haklar ise, hakkı doğuran olay tarihinden itibaren beş yıl içinde istenmezse düşer.
Geçici iş göremezlik ödeneğini veya herhangi bir döneme ilişkin gelir veya aylığını beş yıl içinde almayanların, söz konusu ödenek, gelir veya aylıkları ödenmez.” şeklinde düzenlenmiştir.
Yine, gelir ve aylıkların birleşmesi ile ilgili olarak 506 sayılı Yasanın 92. maddesinin 2. fıkrası “Malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından hak kazanılan aylık ve gelirler birleşirse, sigortalıya veya hak sahibine, bu aylık ve gelirlerden yüksek olanın tümü, eksik olanın da yarısı bağlanır. Bu aylık ve gelirler eşitse, iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından bağlanan gelirin tümü, malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından bağlanan aylığın da yarısı verilir. Malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık bağlanmadan önce iş kazalariyle meslek hastalıkları sigortasından bağlanan ve sermayeye çevrilen gelirler ile yaşlılık sigortasından yapılacak toptan ödemelerde bu fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklinde düzenlenmiştir.
Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında; davacının, oğlu olan sigortalı üzerinden ölüm geliri isteminin süresinde olup olmadığı 506 sayılı Yasanın 99. maddesi kapsamında irdelenmeli, ölüm geliri bağlanmasının koşullarının oluşup oluşmadığı araştırılmalı, ölüm geliri koşullarının oluştuğu kabul edilmesi halinde 506 sayılı Yasanın 92. maddesi dikkate alınarak tüm dosya kapsamından varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.