YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16371
KARAR NO : 2013/19936
KARAR TARİHİ : 04.11.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, davacının hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili ile davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Eldeki dava dosyasına konu olayda, Mahkemece bozma ilamına uyularak karar verilmiştir. Ne var ki, bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmemiş olup, yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Mahkemece, dinlenen tanık beyanlarına göre hüküm kurulmuş ise de, tanıkların, davalı işveren yanından Kurum kayıtlarına geçen çalışmaları iddia konusu dönemin bir kısmını kapsadığı, işveren nezdinde tutulan puantaj kayıtlarında 2006 ve 2007 yıllarına yönelik bir bilginin olmadığı anlaşılmakla, davacının çalışma olgusu konusundaki tanık beyanları herhangi bir somut veriye dayanmadığı görülmektedir. Mahkemece, öncelikle, işverenin Kurum nezdindeki ihtilaf konusu döneme ait dönem
bordroları celp edilerek, ayrıca çalışmaların geçtiği iddia edilen işyerine komşu davalı işverene ait başkaca işyerlerinin varlığı araştırılarak, bu işyerlerinin de ihtilaf konusu döneme ait dönem bordroları celp edilerek, dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler resen saptanarak, çalışmaların varlığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde; iş yerinin kapsamı, kapasitesi ile işin ve işyerinin niteliği nazara alınmalı, gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
2-Kabule göre de, davacının iddiaları ve bu iddiaları doğrulayan 2005 yılı 2. ayından itibaren davalı işveren yanından Kurum kayıtlarına geçen çalışmaları bulunan tanık beyanları esas alınarak 2005 yılındaki çalışmaların başlangıç tarihi belirlenmesi gerekirken, davacının imzası bulunmayan puantaj kayıtları esas alınarak karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı ve davalılardan Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 04.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.