YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16704
KARAR NO : 2013/21876
KARAR TARİHİ : 20.11.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, sigorta başlangıcı tarihinin belirlenmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
27.12.2012 tarihinden itibaren 5510 sayılı Yasanın 4/1-a madde kapsamında sigortalı olan davacı, 28.12.2012 günlü başvuru ve ödemeyle, Avusturya ülkesinde geçen 17.01.1978-20.03.1997 tarihleri arası 3.324 günlük süreyi 5510 sayılı Yasanın 4/1-a madde kapsamında borçlanmıştır.İbraz edilen ikamet belgelerine göre 1978 yılından itibaren Avusturya’da ev kadını olarak ikamet ettiği anlaşılan davacının,tercümeli doğum belgesine göre de, 23.03.1979 tarihinde Avusturya’da bir kız çocuğu dünyaya getirdiği anlaşılmaktadır.
Davacı, Avusturya’da 23.03.1979 tarihinde meydana gelen doğumla Avusturya sigorta koluna giriş yaptığını beyanla, Türkiye-Avusturya arasındaki Sosyal Güvenlik Sözleşmesi hükümleri uyarınca 23.03.1979 tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak tespitini istemiştir.
Mahkemece, davacı tarafından ibraz edilen belgeler kapsamında, Avusturya’da fiili bir çalışmanın bulunmaması, 1973 yılındaki doğum ve analık durumunun Avusturya emeklilik sigortasına giriş niteliğinde olamaması nedeniyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süresini düzenleyen 5510 sayılı Yasanın 38’inci madde hükmü; malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcını; sigortalının, 5417, 6900, 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20’nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya bu Kanuna tâbi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edileceğini; kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresinin, 18 yaşının ikmal edildiği tarihte başlamış olacağını, bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin, prim ödeme gün sayısı hesabına dahil edileceğini öngörürken, Uluslararası Sosyal Güvenlik Sözleşme hükümlerini saklı tutmuştur.
Öte yandan, Anayasamızın 90/son maddesi uyarınca, yöntemince yürürlüğe konulmuş Uluslararası sözleşmeler kanun hükmünde olduğu gibi, normlar hiyerarşisi yönünden uluslararası sözleşme kurallarına uygulamada yasal güç tanınmakta ve bu kuralların uygulanma önceliği de haiz bulunmaktadır.
07.04.1969 tarihli resmi gazetede yayımlanarak 01.10.1969 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti ile Avusturya arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin uzun vadeli sigorta kollarından olan “yaşlılık, malullük ve ölüm (aylıklar)” başlıklı üçüncü bölüm ikinci kısım ikinci fasılda düzenlenen konuya ilişkin 21’inci maddesi “..b) Bir kişi Türkiye’de sigortalı olmadan önce Avusturya mevzuatına göre emeklilik sigortasına tabi olmuş ise, Türk mevzuatının uygulanmasında Avusturya’daki sigortalılığın başlangıcı, sigortaya ilk giriş tarihi olarak kabul edilir.” hükmüne yer vermiştir.
Anılan Uluslararası sözleşme hükmü ile, sözleşme hükmünün düzenlendiği bölüm ve fasıllar birlikte değerlendirildiğinde; bir kimsenin Türk sigortasına girmeden önce, sözleşme hükmü kapsamında,uzun vadeli sigorta kollarından olan malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından Avusturya emeklilik sigortasına girmiş bulunması halinde, emeklilik sigortasına giriş tarihinin, Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edileceğinin kabulü gerekir.
Şu halde yapılması gereken iş; davacının, 17.01.1978-20.03.1997 tarihleri arası yurt dışı süresini 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanması karşısında, öncelikle borçlanmaya konu yapılan yurt dışı sürelerinin niteliği(çalışma,boşta geçen sure, ev kadınlığı v.s) davalı Kurumdan sorularak belirlenmeli; davalı Kurum
aracılığıyla Avusturya sigorta merciinden, varsa sigortalılık sürelerini gösterir tercümeli sigorta cetveli getirtilmeli;celbedilen sigorta cetvelinden anılan sözleşme hükmü uyarınca varsa emeklilik sigortasına giriş tarihi saptanmalı; borçlanmanın ev kadınlığına dayalı olması halinde, ev kadınlığı süresinin, yukarıda bahsedilen Uluslararası sözleşme hükmü kapsamında, uzun vadeli sigorta kollarından olan malüllük, yaşlılık ve ölüm Sigortalarından Avusturya emeklilik sigortası kapsamında bir giriş olup olmadığı belirlenmeli; böylece davacı istemi bu çerçevede yeniden değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temiyz harcının istem halinde davacıya iadesine, 20.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.