Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/17145 E. 2013/19389 K. 28.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17145
KARAR NO : 2013/19389
KARAR TARİHİ : 28.10.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, tren kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine yapılan yardımların 1479 sayılı Yasanın 63. maddesi gereğince davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili ile davalılar Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları Genel Müdürlüğü, … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekili ile davalı Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demir Yolları Genel Müdürlüğü vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasanın 63. maddesidir. Davalılardan, … ve …’un sevk ve idaresindeki trenin raydan çıkması sonucu oluşan kazada, sigortalının öldüğü, anılan kazada ismi geçen davalıların kusurlu bulunduğu belirlenerek, aleyhlerine hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Anayasanın 129/5 maddesinde “memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve Kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir.” hükmünün öngörülmüş olmasına, keza 657 sayılı Kanunun 13.maddesi de bu hususu amir olduğundan yetkilerini kullanırken deyiminin; uygulamada görevlerini yaparken biçiminde yorumlanmasına, normlar hiyerarşisine göre önce Anayasa ve sonra sırasıyla, Kanun, Tüzük ve Yönetmelik hükümlerinin uygulanması prensibinin hukukun evrensel kurallarından bulunmasına göre, eylem veya işlemin görev kusuru olarak nitelendirilebildiği hallerde, kişisel kusura
dayanılarak memur hakkında Adli Yargıda doğrudan doğruya dava açılmayacağından, davalılar … ve … hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar … ve … vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan … ve …’e iadesine, 28.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.