Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/17437 E. 2013/26113 K. 30.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17437
KARAR NO : 2013/26113
KARAR TARİHİ : 30.12.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi
No : 2012/564-2013/386

Dava, Belçika emeklilik sigortasına ilk tabi olunan 18 yaşın ikmal edildiği 07.11.1974 tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak belirlenmesi, 3201 sayılı Yasa kapsamında yapılan borçlanmamın 5510 sayılı Yasanın 4/1-a madde kapsamında geçerliliği ve 01.01.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanarak, ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ile davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Yurtiçi sigortalılık kayıt ve tescili bulunmayan, 18 yaşını 07.11.1974 tarihi itibarıyla ikmal eden ve Belçika emeklilik sigortasına ilk defa 27.03.1972 tarihinde giriş yapan davacı, 21.03.2011-09.08.2011 günlü borçlanma talepleri ve ödemelerle Belçika’da geçen 07.11.1974-16.11.1989 tarihleri arası 7.210 günlük süreyi 3201 sayılı Yasa uyarınca ve 5510 sayılı Yasanın 4/1-b madde kapsamında öngörülen sigortalılık niteliğinde olmak üzere borçlanmıştır. 24.12.2012 günlü tahsis dilekçesiyle, sigorta başlangıcının 07.11.1974 olarak alınması ve borçlanmanın 5510 sayılı Yasanın 4/1-a kapsamında değerlendirilerek yaşlılık aylığı bağlanmasını isteyen davacının, anılan isteminin reddi üzerine de eldeki bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı, Belçika emeklilik sigortasına ilk tabi olunan 18 yaşın ikmal edildiği 07.11.1974 tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak alınmasını, 3201 sayılı Yasa kapsamında yapılan borçlanmamın 5510 sayılı Yasanın 4/1-a madde kapsamında değerlendirilmek suretiyle 01.01.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasını ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesini istemiştir.
Mahkemece, Belçika emeklilik sigortasına ilk tabi olunan 18 yaşın ikmal edildiği 07.11.1974 tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak tespitine, borçlanmanın 5510 sayılı Yasanın 4/1-a madde kapsamında değerlendirilmesine yönelik davacı isteminin reddine karar verilirken; 1479 sayılı Yasanın geçici 10.maddesi uyarınca bayan sigortalılar açısından yapılan değerlendirmeyle, 01.01.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına ve ödenmeyen aylıkların yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiş, ancak hükmün gerekçesinde ise, davacının erkek sigortalı olması nedeniyle 1479 sayılı Yasanın geçici 10.madde uyarınca tahsis şartlarının bulunmadığına hükmedilerek, hüküm fıkrası ile hükmün gerekçesi arasında açık bir çelişki oluşturulmuştur.
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 388 ve 389’ûncu(6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297 ve 298) maddeleri uyarınca; taraflara yükletilen borç ve tanınan hakların birer birer, şüphe ve tereddüde mahal bırakmayacak şekilde hüküm fıkrasında gösterilmesi zorunludur. Bu nedenle; gerek hüküm ile gerekçenin gerekse hükmün kendi içinde çelişkiden uzak ve açık olması gerekir. Bu husus niteliği ve sonuçları gereği kamu düzeniyle ilgilidir.
Mahkemece, hüküm fıkrasında bir yandan 01.01.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazanıldığının tespitine karar verilirken, diğer yandan hükmün gerekçesinde ise, tahsis şartlarının oluşmadığına karar verilmiş olduğundan, hüküm fıkrası ile hükmün gerekçesi çelişir niteliktedir. Bu durumda anılan hükümlere uygun, denetime elverişli, tarafların iddia ve savunmaları kadar hak ve yükümlülüklerini ve nasıl tespit edildiklerini de içerir açıklıkta bir karar verildiğinden bahsedilemez.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30.12.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.