YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/17737
KARAR NO : 2013/17920
KARAR TARİHİ : 01.10.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, haciz bildirisi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2-Prim borçlusunun üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi için 6183 sayılı Kanunun 79. maddesi uyarınca gönderilen ve haciz bildirisine, yasal süresi içinde cevap verilmemesi nedeniyle, borcun davacı banka zimmetinde kaldığının kabul edilmesi üzerine, prim borçlusunun hak ve alacağının bulunmadığı gerekçesiyle borçlu olmadıklarının tespiti istemine ilişkin olarak açılan iş bu dava da Mahkemece; Kurum tarafından ödeme emri düzenlenmediği, bu nedenle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
6183 sayılı Kanunun “3.şahıslardaki menkul malların alacak ve hakların haczi” başlığını taşıyan 79. maddesi hükmüne göre; kamu borçlusunun 3. şahıslardaki anılan madde kapsamına giren menkul mal alacak ve haklarının haczine ilişkin bildirime (haciz ihbarnamesine) karşı 3.şahıs tarafından 7 gün içerisinde itiraz edilmediği taktirde mal elinde, borç zimmetinde kalmış sayılacaktır. Herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde ise, üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde, menfi tespit davası açarak haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat edebilir.
Haciz ihbarnamesinin kesinleşmiş olması ile borcun davacının zimmetinde sayıldığı, davacı üçüncü kişinin ödeme emrinin tebliği edilmesinden önceki evrede, prim borçlusunun kendisinde herhangi bir alacağının bulunmadığını mahkemede açacağı bir menfi tespit davası ile ispat etmesinde hukuki yararı bulunduğu açık olup, Mahkemece, haciz bildirisinin 11.11.2011 tarihinde tebliğ edildiği tarihten itibaren 1 yıllık süre dolmadan 03.02.2012 tarihinde açılan menfi tespit davasında işin esasına girerek, haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarihte, prim borçlusunun davacı bankadan, herhangi bir mevduat, hak ve alacağının olup olmadığı saptanarak, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, taraf vekillerinin, bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 01.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.