YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/18473
KARAR NO : 2013/19143
KARAR TARİHİ : 28.10.2013
Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı … avukatı yasal süre içerisinde temyiz isteminde bulunduğu iddiasıyla 05.08.2010 günlü temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Dairemizin 19.03.2012 gün ve 2010/15297 Esas, 2012/5050 sayılı kararının ortadan kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
1-)1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440 – 442/A maddelerinde düzenlenen karar düzeltme yolu, Yargıtay kararlarına karşı başvurulabilecek bir yasa yolu olup, bu yöndeki istemin, aleyhine başvurulan ilamı veren Yargıtay ilgili dairesince değerlendirilip karara bağlanmasının zorunlu olduğu belirgindir. Öte yandan, davacı Kurum avukatının talebi, yasal süre içerisinde temyiz isteminde bulunduğu iddiasıyla temyiz incelemesinin yapılmasına yönelik olup, karar düzeltme niteliğinde bulunmadığı, temyiz isteminin süre aşımı yönünden reddine ilişkin Dairemizin kararında maddi yanılgı olduğu iddiasıyla yeniden incele yapılmasına yönelik olduğu ve bu yöndeki değerlendirme ve yargılama yetkisinin Dairemize ait bulunduğu anlaşıldığından, belirtilen yöndeki davacı isteminin reddine dair mahkemenin 25.03.2013 ve 23.07.2013 günlü ek kararlarının BOZULMASINA;
2-)Mahkemenin yaptığı niteleme ve yönlendirmesine göre davacı Kurum avukatının temyiz isteminin yasal süre içerisinde olduğunun kabul edilmesi gerekmekte olup, buna aykırı ve maddi yanılgıya dayalı olduğu belirgin olan Dairemizin 19.03.2012 gün ve 2010/15297 Esas, 2012/5050 sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA;
3-)Davacı Kurum avukatının, rücuan tazminat istemine ilişkin davanın reddine ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemelerin görevi ve yargı yolu “yasa” ile belirlenmiş olup, kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her safhasında mahkemece resen nazara alınır.(HMK 1. madde). İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106. maddesi ile, mülga 506 sayılı Kanunun 134. maddesinde ve 1479 sayılı Bağ-Kur Yasasının 70. maddesinde, bu Kanun uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101. maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir.
16.11.2003 tarihinde meydana gelen işkazası nedeniyle sürekli işgöremezlik kaybına uğrayan sigortalıya yapıladığı iddia edilen sosyal sigorta yardımları nedeniyle oluşan Kurum zararının rücuan tahsiline yönelik açılan eldeki davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 10 ve 26. maddeleri olup, aynı Kanunun 134. maddesi gereği olarak davanın yargılamasını yapmanın iş mahkemesinin görevinde olduğu gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme sonucu asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacının avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.