Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/1884 E. 2013/15947 K. 12.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1884
KARAR NO : 2013/15947
KARAR TARİHİ : 12.09.2013

Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi

Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı, davalı … Sigorta A.Ş. avukatı, davalı … avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Temyiz yoluna başvuran davalılar vekillerinin temyiz itirazları yönünden;
2006 yılında gerçekleşen trafik kazası sonucu yaralanan sigortalının tedavisinde karşılanan giderlerin, araç maliki ve işleten konumundaki …, sürücü …, sürücünün kullandığı aracı sigortalayan … Sigorta A.Ş.’nden teselsül hükümlerine göre rücuan alınması istemine ilişkin davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Kanunun 63. maddesi olup, mahkemece yapılan yargılamada, davalı sürücü …’in saptanan kusur oranına göre istem kısmen hüküm altına alınmıştır.
25.02.2011 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanunun 59. maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesi değiştirilerek, trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı hükmü getirilmiş, 6111 sayılı Kanunun, yayımı tarihinde yürürlüğe giren geçici 1. maddesinde de, Kanunun yayım tarihinden önce gerçekleşen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı öngörülmüştür.

2918 sayılı Kanunun 85/1. maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına ya da bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları, 91. maddesinde de işletenlerin, bu Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu açıklanmıştır.

Tedavi giderleri kapsamında, sigorta şirketinin, Güvence Hesabının, sürücünün ve işletenin, zorunlu olarak sigorta teminatına bağlanması nedeniyle yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemenin yürürlüğe girmesi ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. Bu haktan, sigorta sözleşmesinin tarafı olan işleteni ve sürücülerin yararlanması gerekmekte olup, poliçe limiti kapsamında kalan tedavi giderleri nedeniyle sorumlulukları sona erecektir. Sigorta sözleşmesinin sağladığı teminattan faydalanmayanlar bu haktan da yararlanamazlar. Ancak, zorunlu sigorta teminat tutarlarını aşan tedavi giderlerinin, zarara sebep olan veya hukuken sorumlu olanlar tarafından karşılanacağı, bu kişiler yönünden poliçe limitini aşan kısım yönünden sorumluğun devam edeceği de kabul edilmelidir.

Anılan yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında dava değerlendirildiğinde, yargılama aşamasında yürürlüğe giren yasal değişiklik ile dosyada yer alan sigorta poliçesinde yazılı bilgiler karşısında ilgililerin sağlık hizmet bedelleri (tedavi giderleri) yönünden sorumluluklarının ortadan kalktığı ve davanın konusuz kaldığı belirgindir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu, 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik dikkate alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O hâlde, davalılar … Sig. A.Ş. ve … vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek hüküm bozulmalı, kuşkusuz, yeniden yapılacak yargılama sonunda karar verilirken, ilk hükme karşı temyiz yoluna başvurmayan davalı … yönünden davacı Kurum yararına oluşan usulü kazanılmış hak olgusu dikkate alınmalıdır.

S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davalılar … Sigorta A.Ş. ile …’e geri verilmesine, 12.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.