Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/20083 E. 2013/22386 K. 26.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/20083
KARAR NO : 2013/22386
KARAR TARİHİ : 26.11.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, tahsis talebinin reddine dair Kurum işleminin iptali ile 01.7.2011 tarihinden itibaren yaşlılık aylğı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Hükmün, taraflar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum avukatının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı avukatının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
İptali istenilen Kurum işleminde, 01.3.1987 tarihinde başlayan tarım Bağ-Kur sigortalılığının, 2926 sayılı Kanunun 6/b maddesi gereğince, 506 sayılı Kanun kapsamında 10.9.1987 tarihinde başlayan çalışmalar sebebiyle 09.9.1987 tarihinde terki verildiği ve yeniden başlatılmadığı anlaşılmaktadır. Yapılan yargılama sonunda, Mahkemece, 12.9.2008 tarihine dek, 506 sayılı Kanun kapsamındaki çakışan makul süreli çalışmalar dışında tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine, ancak koşulları oluşmayan yaşlılık aylğı bağlanması isteminin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
HGK.nun 14.02.2007 gün, 2007/21-73-71 sayılı ve 14.03.2012 gün, 2011/10-804-152 sayılı kararları da göz önünde bulundurulduğunda, mahkemenin 12.9.2008 tarihine dek tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine dair yaklaşımı isabetli ise de;
Tahsis koşullarına dair irdeleme yapılmazdan önce, 12.9.2008-01.8.2011 (tahsis talep tarihi) tarihleri arasındaki süre hakkında sigortalılık değerlendirmesi yapılmamış olması isabetsizdir. Bu yönde yapılacak değerlendirmede, 5510 sayılı kanunun, yürürlük tarihinden itibaren, 53. maddesinin de dikkate alınması gerektiği gözetilmeli, tahsis koşulları, bu döneme ait belirlenecek sigortalılık süresinden sonra yeniden irdelenmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı avukatının bu yönlerini amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. 
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 26.11.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.