Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/21248 E. 2013/22474 K. 26.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/21248
KARAR NO : 2013/22474
KARAR TARİHİ : 26.11.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davalılardan Mustafa Bekleviş yönünden davanın reddine, davalılardan … ve … Sigorta A.Ş. yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ile davalılardan … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin tüm, davalı … vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Islah edilen dava; davalı …’e ait tırda şoför olarak çalışan sigortalının, 04.11.2004 tarihinde pancar nakli sırasında, davalı … Bekleviş’in sevk ve idaresindeki kamyon ile çarpışması sonucu meydana gelen kazada sigortalının hayatını kaybetmesi nedeniyle hak sahiplerine bağlanan gelir ve ödenen cenaze yardımı nedeniyle uğranılan Kurum zararının tamamının tahsili istemine ilişkin olup, 5510 sayılı Yasanın 21. maddesiyle yeniden getirilen “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tazmin hükmünün, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gözetildiğinde, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 9, 10 ve 26. maddeleridir.
Davanın, 506 sayılı Yasanın 10. ve 26. maddelerine dayanılarak açılması halinde; mahkemece, her iki maddede öngörülen koşulların oluşup oluşmadığının araştırılıp saptanması gerekir. Her iki madde koşullarının oluştuğunun tespiti halinde Dairemizin yerleşmiş görüşüne göre, 10.maddenin uygulama önceliği bulunmaktadır.
506 sayılı Yasanın 10. maddesi hükmüne göre, sigortalı çalıştırılmaya başlandığının süresi içinde Kuruma bildirilmemesi halinde, Kuruma bildirilmeyenler için iş kazası, meslek hastalığı, hastalık ve analık hallerinde gerekli sigorta yardımlarının Kurumca sağlanacağı, ancak, sağlanan bu yardımların ve yapılan masrafların bağlanan gelirlerin aynı Yasanın 26. maddesinde yazılı sorumluluk halleri aranmaksızın işverene ayrıca ödettirileceği öngörülmüştür. 10. madde koşullarının oluştuğunun anlaşılması halinde; işverenin, tarafların kusur oranı gözetilmeksizin belirlenen ilk peşin sermaye değeri ve yapılan ödemelerden, Borçlar Kanununun 43-44. maddeleri (6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 51-52. maddeleri) uyarınca sigortalının kusurunun %50’sinden az olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılarak, kurum zararından sorumlu olması gerekir.
Somut olayda, Kurumca, işe giriş bildirgesinin re’sen 03.05.2005 tarihli müfettiş raporuna istinaden düzenlenmesi, 10. madde koşullarının oluştuğunun anlaşılmasına göre, mahkemece, sigortalının kusur durumuna göre % 50’den aşağı olmamak üzere hakkaniyet indirimi yapılmadan, Kurum zararının tamamının tahsiline yönelik davanın kabulüne karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Öte yandan, karar verilirken, hükmü temyiz etmeyen davalı …Ş. yönünden hükmolunan miktar itibariyle Kurum lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumu, bozma sonrası yapılacak yargılama sırasında gözetilmelidir.
O hâlde, davalı … vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalı …’e iadesine, 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.