YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2713
KARAR NO : 2013/19526
KARAR TARİHİ : 31.10.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davalı işveren adına 1988 – 31.01.1991 döneminde tescilli çelik kilit üretimi yapılan işyeri yönünden dönemsel sigorta primleri bordrolarının düzenlenmediği, 25.12.1989 günü çalışmaya başladığı yönünde davacı hakkında hazırlanan işe giriş bildirgesinin 24.01.1990 tarihinde davalı Kuruma verildiği anlaşılmakta olup, Aralık/1989 – Ekim/1992 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitine ilişkin davada mahkemece yapılan yargılama sonunda istem kısmen kabul edilerek 25.12.1989 – 15.05.1992 dönemi hüküm altına alınmıştır.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79. Maddesinin onuncu fıkrası olup, anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
İnceleme konusu dava yönünden; gerçekleşen işyeri faaliyetine ilişkin olarak işverenin vergi kayıt durumu, 506 sayılı Kanun kapsamında bulunulmadığı 31.01.1991 – 15.05.1992 dönemi yönünden belirlenmeli, … Mahallesi, Samanlı Caddesi, 130 numaralı yerde faaliyetini yürüten işverenin tüm işyeri adres değişikliği bilgilerine Kurumdan, ilgili vergi dairelerinden ve benzeri yerlerden araştırılarak ulaşılmalı, saptanan bu adreslere ilişkin olarak aynı çevredeki işyerleri işverenleri ve çalışanları yöntemince tespit edilerek tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, toplanan kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kısmen red nedeniyle davalı Kurum yararına eksik avukatlık ücreti belirlenmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Hükmün, yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 31.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.