Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/2890 E. 2013/9208 K. 03.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2890
KARAR NO : 2013/9208
KARAR TARİHİ : 03.05.2013

Dava, kesilen yaşlılık aylıklarının ödenmeye devam edilmesi gerektiğinin ve Kurum’a borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki belgeler okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
01.12.1998 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun kapsamında yaşlılık aylığı alan davacının; 27.11.2001 tarihinden itibaren Mersin Üniversitesinde çalışması nedeniyle 5277 sayılı Kanunun 25 ve 5335 sayılı Kanunun 30. maddeleri gereğince 01.01.2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığının kesildiği ve 18.11.2009 tarihine kadar fuzulen ödenen yaşlılık aylıkları toplamı olan 36.711,96 TL. nin borç çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Davacı, Kurum işleminin yerinde olmadığını belirterek, kesilen aylıklarının yeniden bağlanmasını ve Kurum’a borçlu olmadığının tespitini istemiş; Mahkemece, üniversitelerde gerçekleşen çalışmaların, anılan Kanun kapsamı dışında olduğu gerekçesi ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
01.01.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5277 sayılı Bütçe Kanununun 25. maddesi ile; herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanların bu aylıkları kesilmeksizin; kamu kurumlarında herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamayacakları ve görev yapamayacakları düzenlemesi getirilmiştir. Bütçe Kanunu ile yapılan bu düzenleme sonrasında kanun koyucu; bütçe kanunlarına bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamayacağına ilişkin Anayasanın 161. maddesi hükmünü gözeterek, bütçe kanunlarında yer almaması gereken hükümlerin temizlenmesi amacıyla çıkardığı, 27.04.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 29. maddesinin c bendi ile; 5277 sayılı Kanunun 25. maddesinde yer alan hükmü yürürlükten kaldırmış, ancak, aynı düzenlemeyi anılan Kanunun 30. maddesi ile yeniden getirmiştir. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 105. maddesinde sayılan uygulanmayacak hükümler arasında 5335 sayılı Kanunun 30. maddesi yer almamaktadır. Hal böyle olunca, bu maddenin halen yürürlükte olduğunun kabulü gerekir. Diğer taraftan, 5277 sayılı Kanunun 25. maddesinin Anayasaya aykırılığı iddiası ile Anayasa Mahkemesine açılan dava sonucunda, 29.11.2005 gün 2005/6-93 sayılı kararla; “iptali istenen bu maddenin 5335 sayılı Kanunun 29. maddesiyle yürürlükten kaldırılmakla, davanın konusuz kaldığı” gerekçesiyle, “istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2009/21-168 Esas, 2009/218 Karar sayılı ilamı)
Açıklanan yasal süreç karşısında, herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik veya yaşlılık aylığı alanların, bu aylıkları kesilmeksizin kamu kurumlarında herhangi bir kadro, pozisyon veya görevde çalıştırılamayacakları ve görev yapamayacaklarına dair düzenlemenin 01.01.2005 tarihinden başlamak suretiyle yürürlükte olduğu belirgindir. Hal böyle olunca, davacının, uyuşmazlık konusu olmayan dava dışı kamu kurumunda dava konusu dönemde çalışmasının; yukarıda açıklandığı üzere 5277 ve 5335 sayılı Kanunlar ile getirilen yasal düzenlemelere aykırı olduğu; buna göre, üniversitede gerçekleşen çalışmaların da 5277 ve 5335 sayılı Kanunların kapsamında olduğu gözetilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; aksinin kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.
Ne ki; 6385 sayılı Kanunun Resmi Gazetede yayınlandığı 19.01.2013 tarihinde yürürlüğe giren 14. maddesi ile 5510 sayılı Kanuna eklenen geçici 47. maddesinde, sosyal güvenlik kanunlarına göre emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta iken 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamına giren kurum ve kuruluşlara ait işyerlerinde çalışmaları nedeniyle aylıkları kesilmesi gerekenlere, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ödeme dönemine kadar yersiz olarak ödendiği tespit edilen aylıklara ilişkin asli ve ferî borçlar, ilgililerin bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başından itibaren dört ay içinde başvuruda bulunmaları halinde 6111 sayılı Kanunun ilgili maddelerine göre yapılandırılacağı belirtilmiş olup; şartlarının varlığı halinde, davacının anılan yasal düzenlemeden yararlandırılması gerekeceği gözetilmelidir.
Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.