YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3962
KARAR NO : 2013/21971
KARAR TARİHİ : 20.11.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin değerli gelirler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İncelenen dosyada; Mahkemece, Kontrol Mühendisinden alınan bilirkişi raporunda davalı işveren şirket % 75, ölen sigortalı % 25 oranında kusurlu bulunduğu, Çalışma ve Sosyal Bakanlığı İş Müfettişi raporunda; davalı işveren şirket % 50, ölen sigortalı % 50 oranında kusurlu bulunduğu, ancak, Kusur bilirkişi raporunda kabul edilen kazanın oluşuna ilişkin maddi olgu ile SGK Sigorta müfettişi tarafından tutulan raporda kabul edilen maddi olgunun, farklı olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca, Mahkemece, alınan kusur raporuna itibar edilmeksizin, dosya kapsamına uygun düştüğü gerekçesi ile davalı işveren % 50 oranında kusurlu kabul edilerek; Kurumca rücu edilecek, tutarın belirlendiği anlaşılmıştır.
Şu halde, Mahkemece; iş kazasının nasıl meydana geldiğine ilişkin maddi olgu belirlenmeli, iş kazasının gerçekleştiği iş kolu ile, işçi sağlığı ve işgüvenliği alanında uzman kişilerden seçilecek bilirkişi kurulundan yeniden kusur raporu aldırılmalı, İş Müfettişi raporu ile Kontrol Mühendisinden alınan kusur raporu arasındaki çelişki giderilmeli, oluşa ve kanuna uygun olarak kusur oran ve aidiyetleri, usulünce belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak, elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgı sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 20.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.