YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/469
KARAR NO : 2013/10730
KARAR TARİHİ : 17.05.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan … Gıda San. A.Ş. avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalılardan … Gıda San. A.Ş.’den alınmasına, Üye …’ın muhalefetine karşı; Başkan …, Üyeler …, …, …’in oylarıyla ve oyçokluğuyla 17.05.2013 gününde karar verildi.
(M)
KARŞI OY
Yüksek Dairenin çoğunluk görüşüne aşağıdaki sebeplerle katılmıyorum:
Davalılardan … Gıda San. A.Ş vekili tarafından sunulan 03.12.2010 havale tarihli ıslah dilekçesinde, zamanaşımı def’i ileri sürülmüştür. Ancak mahkemece bu husus değerlendirilmeden, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Öncelikle davalıların ıslah yolu ile zamanaşımı def’i ileri sürmesini engelleyen herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.
Doktrinde de genellikle ıslah yoluyla zamanaşımı def’inde bulunulabileceği kabul edilmektedir (İ.E…, Medeni Usul Hukuku Dersleri, 1975 baskı, sh.458; B.Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 1980 baskı, C.II, sh.1267-1281; C.Erdoğan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1982 baskı sh.237)
Keza Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 06.04.2011 gün … Esas 2011/70 Karar sayılı kararında da ıslah yoluyla zamanaşımı def’inin ileri sürülebileceği, uygulamada kabul edilmiştir.
Mevzuatta, doktrinde ve Yargıtay uygulamasında durum böyle olduğu halde, davalı vekilinin ıslah yolu ile ileri sürdüğü zamanaşımı def’inin değerlendirilip, somut olayda zamanaşımı koşullarının da gerçekleşmiş olması nedeniyle, zamanaşımı def’inde bulunan davalı …. A.Ş yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ıslah talebi değerlendirilmeden, davanın kabulüne yönelik karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Belirtilen sebeplerle, ıslah yolu ile ileri sürülen zamanaşımı def’i değerlendirilmeden davanın kabulüne karar verilmesine ve Yüksek Daire’nin kararın onanması yönündeki çoğunluk görüşlerine katılmıyorum.