Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/4796 E. 2013/20680 K. 08.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4796
KARAR NO : 2013/20680
KARAR TARİHİ : 08.11.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulune karar vermiştir
Hükmün, davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava 5510 sayılı Kanun’un geçici 7/1’inci maddesi uyarınca uygulama alanı bulan, mülga 506 sayılı Kanun’un 79/10 hükmü uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
506 sayılı Kanunun 4. maddesinde, “sigortalıları çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler” işveren olarak tanımlanmıştır. ”Çalıştıran” olgusu, tespiti istenen sürelere ilişkin hizmet akdinin tarafı konumunda olan ve hizmet akdini düzenleyen “işvereni” ifade etmektedir. Hizmet tespitine yönelik davalarda, çalışma ilişkisinin nitelik ve süresinin belirlenmesinde, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılmada, kısacası, davanın sübutu ve verilen kararın infazı açısından, işverenin kim olduğunun bilinmesinde yasal zorunluluk vardır. Bu nedenle, sigortalının taraf olduğu hizmet akdinin hangi işverenler tarafından düzenlenmiş olduğu tespit edilip, hizmet tespitine yönelik davanın, anılan Yasanın 79/10. maddesine göre, sigortalıyı fiilen çalıştıran işverenlere yöneltmesi gerekir.
Dosya içerisinde bulunan, işçilik alacağı dava dosyasında, davacının, davalı şirket aleyhine, davalının ve diğer arap ortağının villasında çalıştığından bahisle, işçilik alacakları talebiyle dava açtığı, İstanbul 5. İş mahkemesinin 15.03.2011 tarihli 2009/141 E, 2011/206 K. sayılı kararı ile davacının 10.4.2001-01.04.2008 tarihleri
arasında çalıştığı kabul edilerek davalı şirket aleyhine kıdem ve ihbar tazminatına hükmedildiği, incelenen dava dosyasında tanık ifadelerinden, davacının tespite konu sürede, davalı şirket sahibinin villasında, yemek, ütü, temizlik gibi işler yaptığı ve eşi ile birlikte villanın müştemilatında kaldığının beyan edilmesi karşısında, çalışmanın geçtiği iddia edilen villa sahibinin, mahkemece araştırılmadığı anlaşılmıştır.
Açıklamalar ışığında, Mahkemece; Sosyal Güvenlik Kurumunun yukarıda belirtilen işçilik alacakları dosyasında taraf olmadığı gözetilerek, çalışmanın geçtiği villa sahibi tespit edilmeli, işverenin farklı olduğunun saptanması halinde HMK. 124. maddesi dikkate alınmak suretiyle gerçek işverenlere karşı husumet yönetilmeli, husumet yöneltildiğinde, göstereceği bütün deliller toplanmalı; böylece, gerçek işveren konusunda, yeterli ve gerekli tüm soruşturma yapılarak, gerçek işveren hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı SGK vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 08.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.