Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/5533 E. 2013/21427 K. 18.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5533
KARAR NO : 2013/21427
KARAR TARİHİ : 18.11.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Davacı, yanlış verdiği bilgi sonucu yaşlılık aylığının geç bağlanmasına neden olan davalı Kurumun maddi tazminat ödemesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-)Görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re’sen ele alınması gereken bir husustur.
İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106. maddesi ile mülga 1479 sayılı Kanunun 70. maddesinde ve 506 sayılı Kanunun 134. maddesinde, bu Kanunların uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101. maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir.
Uyuşmazlığın çözümünde, ne 506 sayılı Kanun, ne 1479 sayılı Kanun ne de 5510 sayılı Kanun’un uygulama yeri bulunmamakta olup, geçmişe dönük olarak yaşlılık aylığı bağlanması için davacının açtığı davada verilen Dairemizin 23.11.2009 tarih, 2009/11583 Esas ve 2009/17856 Karar sayılı bozma kararında belirtildiği üzere; “Kurumun hatalı bildiriminin bulunduğu açıkça anlaşılmakta olup, sözkonusu bu davranış bir haksız fiil niteliğindedir ve haksız fiile dayalı giderim davaları ise, ilgili mevzuatı kapsamında mümkün…” olup, bu yönde yukarıda sözü edilen kanun maddeleri hükümlerine göre sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemesinin görevli olmadığı belirgindir. Bu çerçevede uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin görevli olduğu gözetilmeksizin, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-)Kabule göre, 6100 sayılı HMK. nın, Hükmün Kapsamı başlığını taşıyan 297. maddesinin c bendinde hükmün, “Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri” kapsayacağı ve Hükmün Yazılması başlığını taşıyan 298. maddesinin 2. fıkrasında ise “gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı” düzenlemesi amirdir.
Kararın, hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir. Hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması kamu düzeniyle ilgili olup, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekir.
Açıklanan bu yasal düzenlemeler gözetilmeksizin, hüküm gerekçesinde; doğru olmayan, maddi hata sonucu yazıldığı anlaşılan ve tereddüt yaratan “… 2.İş Mahkemesinin 2010/16 esas sayılı dosyası ile kurum aleyhine 5 aylık yaşlılık aylığının ödenmesi için tespit davası açtığı, mahkemece davanın kabulüne karar verilip yargıtayca onandığı” ibaresine yer verilmiş olması, isabetsizdir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.