Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/5619 E. 2013/22195 K. 25.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5619
KARAR NO : 2013/22195
KARAR TARİHİ : 25.11.2013

Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Dava; davacının 16.09.2002-15.06.2008 tarihleri arasında sigortalı çalıştığının tespitine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının 16.09.2002 tarihi ile 15.06.2008 tarihleri arasında her yıl 1 Eylül-30 Haziran dönemleri arasında 1769 gün sigortalılığın tespitine hükmedilmiştir.
Hükmün davalı Kurum vekili ve diğer davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, 06.09.2002-15.06.2008 tarihleri arasında … İlköğretim Okulunda hizmetli olarak aralıksız çalıştığı iddiasıyla, diğer davalı Kuruma bildirilmeyen sürelerin tespitine karar verilmesini istemiş, Mahkemece, davacının 16.09.2002 tarihi ile 15.06.2008 tarihleri arasında her yıl 1 Eylül-30 Haziran dönemleri arasında 1769 gün süreyle hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının kabulüne karar verilmiştir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren geçici 7’nci maddesinde; bu Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanunun geçici 20’nci maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık sürelerinin tabi olduğu kanun hükümlerine göre değerlendirileceği yönündeki hükmün öngörülmüş olması ve genel olarak kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79’uncu maddesinin onuncu fıkrasıdır.
506 sayılı Kanun’un 4’üncü maddesi ile “işveren; …sigortalıları çalıştıran… kişiler…” olarak tanımlanmış olup, hizmet tespitine yönelik davalarda, çalışma ilişkisinin nitelik ve süresinin belirlenmesinde, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılmasında, bir başka deyişle, davanın sübutu, kanıtlama yükümlülüğü ve verilen kararın infazı açısından, işverene husumet yöneltilmesi zorunludur.
6100 sayılı Kanunun 124. maddesinin 4. fıkrası “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir.” hükmünü amirdir.
Davaya konu somut olayda; tespiti istenen çalışmanın geçtiği işyeri … İlköğretim Okulu olup, esas itibariyle işyeri Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı ve halen anılan Bakanlık bünyesinde faal olması nedeniyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanununun 124. maddesi ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.06.2011 tarih ve 2011/10-223 Esas, 2011/369 Karar sayılı ilamı uyarınca husumet Milli Eğitim Bakanlığı’na yöneltilmeli ve tarafların göstereceği deliller de toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin ve diğer davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde …’na iadesine, 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.