YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5944
KARAR NO : 2013/18216
KARAR TARİHİ : 03.10.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, Alman rant sigortasına giriş olan 18 yaşın ikmal edildiği 02.05.1987 tarihinin, 5510 sayılı Yasanın 4/1-a kapsamında Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak kabulünü, borçlanmanın 5510 sayılı Yasanın 4/1-a maddesinde öngörülen sigortalılık niteliğinde sayılmasını ve borçlanma bedelinin, borçlanma başvuru tarihindeki prime esas asgari kazanç üzerinden belirlenmesi gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkeme, sair istemlerin reddine, Alman Rant Sigortasına giriş olan 18 yaşın ikmal edildiği 02.05.1987 tarihinin Türkiye’de sigorta başlangıcı olarak kabulüne karar verirken; borçlanma bedelinin, borçlanma başvuru tarihindeki prime esas asgari kazanç üzerinden belirlenmesine yönelik davacı istemini ise, davalı Kurumca anılan istemin kabul edildiğinde karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ile davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Yurtiçi sigortalılık kayıt ve tescili bulunmayan 02.05.1969 doğumlu davacının, 25.06.2012 günlü borçlanma başvurusu üzerine, Almanya’da geçen 31.08.1987-28.12.2003 tarihleri arası yurt dışı süresi yönünden 5510 sayılı Yasanın 4/1-b maddesinde öngörülen sigortalılık niteliğinde olmak üzere ve borçlanma talep tarihindeki prime esas asgari günlük kazanç üzerinden borçlanma bedeli tahakkuku üzerine eldeki bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan dosya içerisinde yer alan Alman sigorta merciine ait 14.05.2012 günlü tercümesiz cetvele göre davacının, 27.08.1985-31.07.1986 tarihleri arası dönemde “….(mesleki eğitimden dolayı zorunlu prim süresi), 31.08.1987 tarihinden itibaren ise “…çalışmadan dolayı zorunlu prim süresi ” olarak kayıtlı süreleri bulunmaktadır.
Mahkemece,anılan 27.08.1985-31.07.1986 tarihleri arası “… (mesleki eğitimden dolayı zorunlu prim süresi) Alman rant sigortası kapsamında değerlendirilmek suretiyle, 18 yaşın ikmal edildiği 02.05.1987 tarihi sigorta başlangıcı olarak kabul edilmiştir.
a) Uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık süresini düzenleyen 5510 sayılı Yasanın 38’inci madde hükmü; malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık süresinin başlangıcını; sigortalının, 5417, 6900, 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun geçici 20’nci maddesi kapsamındaki sandıklara veya bu Kanuna tâbi olarak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak ilk defa kapsama girdiği tarih olarak kabul edileceğini; kanunun uygulanmasında 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tâbi olanların sigortalılık süresinin, 18 yaşının ikmal edildiği tarihte başlamış olacağını, bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin, prim ödeme gün sayısı hesabına dahil edileceğini öngörürken, Uluslararası sosyal güvenlik sözleşme hükümlerinin saklı bulunduğu ifade edilmiştir.
Öte yandan, Anayasamızın 90/son maddesi uyarınca, yöntemince yürürlüğe konulmuş Uluslararası sözleşmeler kanun hükmünde olduğu gibi, normlar hiyerarşisi yönünden uluslararası sözleşme kurallarına uygulamada yasal güç tanınmakta ve bu kuralların uygulanma önceliği de haiz bulunmaktadır.
10.04.1965 tarihli resmi gazetede yayımlanarak 01.11.1965 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Türkiye Cumhuriyeti ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında imzalanan Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin uzun vadeli sigorta kollarından olan “Malüllük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları(aylıkları)” başlıklı beşinci bölümde düzenlenen konuya ilişkin Ek Sözleşmenin 29’uncu maddesi “Türk Sosyal Sigorta Mercii için aşağıdaki hususlar geçerlidir:
…
(4) Bir kimsenin Türk sigortasına girişinden önce bir Alman rant sigortasına girmiş bulunması halinde, Alman Rant Sigortasına girişi, Türk Sigortasına giriş olarak kabul edilir. ..” hükmünü öngörmüştür.
Anılan Uluslararası sözleşme hükmü ile, sözleşme hükmünün düzenlendiği bölüm birlikte değerlendirildiğinde; bir kimsenin Türk sigortasına girmeden önce, sözleşme hükmü kapsamında, malüllük, yaşlılık ve ölüm Sigortalarından Alman rant sigortasına girmiş bulunması halinde, rant sigortasına giriş tarihinin, Türk sigortasına giriş tarihi olarak kabul edilmesi gerekecektir.
Somut olayda, Alman sigorta kurumuna ait sigorta hesabında, davaya konu yapılan ve rant sigortasına giriş tarihi olarak öngörülen 18 yaşın ikmal edildiği 02.05.1987 tarihi öncesi dönemde yer alan 27.08.1985-31.07.1986 tarihleri arası sürenin “…(mesleki eğitimden dolayı zorunlu prim süresi) olarak kayıtlı bulunması karşısında; anılan sigorta hesabındaki kayıtlı sürenin, yukarıda bahsedilen Uluslararası Ek Sözleşme hükmü kapsamında, uzun vadeli sigorta kollarından olan malüllük, yaşlılık ve ölüm Sigortalarından Alman rant sigortasına giriş niteliğinde bir sigortalılık süresi olup olmadığı usulünce araştırılmalıdır. Yapılacak araştırma neticesi, rant sigortası kapsamında bulunmadığının anlaşılması halinde, Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin sigorta başlangıcına dair yukarıdaki sözleşme hükmünün uygulanmasını gerektirecek nitelikteki rant sigortasına giriş tarihi açıkça belirlenmeli ve böylece davacı istemi bu çerçevede yeniden değerlendirilerek varılacak sonuca göre karar verilmelidir.
Öte yandan, Türk-Alman Sosyal Güvenlik Sözleşmesinin sigorta başlangıcına dair sözleşme hükmünün uygulanmasını gerektirecek nitelikte rant sigortasına giriş tarihi belirlendikten sonra; davacı tarafa yöntemine uygun şekilde verilecek mehille, belirlenen Alman Rant sigortasına giriş tarihini de içerecek şekilde ve borçlanma talep tarihinde ki şartlar (prime esas asgari günlük kazanç üzerinden) çerçevesinde yurt dışı borçlanması, 5510 sayılı Yasanın 4/1-b madde kapsamında öngörülen sigortalılık niteliğinde olmak üzere, usulünce sağlanmalı ve borçlanmanın varlığı halinde, sigorta başlangıcına hükmedilmesi gerekirken, henüz yapılmış bir borçlanma işlemi bulunmadan, sigorta başlangıcına hükmedilmesi isabetli görülmemiştir.
Öte yandan, 3201 sayılı Yasa kapsamında yapılacak borçlanmalarda, belirlenecek borçlanma tutarının, borçlanma başvuru tarihi dikkate alınarak, başvuru tarihindeki şartlar çerçevesinde belirlenmesi gerekeceği yönündeki uygulama dikkate alınarak; borçlanma bedelinin, borçlanma başvuru tarihindeki prime esas asgari kazanç üzerinden belirlenmesine yönelik davacı isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, geleceğe yönelik şekilde ve şarta bağlı olarak karar tesisi ayrıca isabetli görülmemiştir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.