YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/6484
KARAR NO : 2013/8098
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
Mahkemesi :Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmda belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı … Başkanlığı vekili ve davalılardan … tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5510 sayılı … Sigortalar ve … Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi ve 5510 sayılı Kanununun 86. maddesidir. 506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ve 5510 sayılı Kanunun 92. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan … güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan … güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. Somut olayda, davacılar murisinin, davalılar …, …, … ve … …’ya ait inşaatlarda 2007, 2008, 2009 yıllarında kış aylarında üç ay ara vermek dışında davacılar murisinin ölüm tarihi olan 10.11.2009 tarihine kadar kesintisiz çalışmalarının tespitini istemiştir. Mahkemece davacılar murisinin davalı … yanında 2007 ve 2008 yıllarında 270 gün, 2009 yılında 250 gün süre ile asgari ücret ile çalıştığının tespitine, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya içeriğinden, davacılar murisinin işyerleri ve işverenleri her türlü şüpheden uzak, açık ve net olarak tespit edilmeden, davacının çalışmalarının soyut tanık anlatımları ile davacılar murisi tarafından tutulduğu iddia edilen genel olarak içeriği belirsiz olan kayıtlara itibar edilerek, davacının çalışmalarının niteliği ve gerçekliği hususunda başkaca araştırma yapılmadan, mahkemece hüküm kurulması eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında, davacının iddia ettiği çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; öncelikle davalılar murisinin çalıştığı inşaat işyerleri ve işverenleri tespit edilmeli; dava dışı işverenlerin tespit edilmesi halinde HMK.nun 124. maddesi gözetilerek yöntemince davada davalı sıfatı ile taraf olması sağlanmalı; işverenlerin Kurum işyeri dosyası ile dava dönemine ilişkin bordrolar, ilgili Vergi Dairesinden, işverenlerin vergi kayıtları ile muhtasar beyannameleri ve ilgili Belediye Başkanlığından, inşaat döneminin tespiti için, inşaat ile iskan ruhsatlarına ilişkin bilgi ve belgeler celbedilmeli; tespit edilen işverenler arasında fiili, hukuki ve organik bağın bulunmadığının saptanması halinde davaların tefriki irdelenmeli; davacı tarafça iddia edilen çalışmalara ilişkin Kurum tespitleri (müfettiş ve yoklama memuru raporları,mahalli denetim tutanakları v.s) sorularak celbedilmeli; gerekçeli kararda ve dava dilekçesinde davalı olarak… … gösterilmesine rağmen, hükümde davalı işveren olarak … belirtilmesine ilişkin çelişki giderilmeli; dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında kayıtlı kişiler ile, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı; yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği ile iddia olunan çalışmanın gerçek ve fiili olup olmadığı nazara alınmalı; böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekili ve davalılardan …’nın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı …’ya iadesine, 16.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.