Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/7362 E. 2013/22520 K. 28.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7362
KARAR NO : 2013/22520
KARAR TARİHİ : 28.11.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) İstem, 01.09.1998 – 01.09.2007 tarihleri arasında davalı işverene ait … – … – … hattında faal minibüste hizmet akdine tabi şoför olarak geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespitine ilişkin olup uyuşmazlık konusu dönemde 506 sayılı Kanun kapsamında işyeri tescili bulunmayan işverenin anılan nitelikteki işletmecilik faaliyetini yürüttüğü, davacı hakkında trafik ceza ve trafik idari para cezası karar tutanaklarının düzenlendiği belirgindir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
İnceleme konusu davada mahkemece yapılan yargılamada, davalı işverene ait araca ilişkin ilk ceza tutanağının 14.02.2000 günü düzenlenmesi olgusuna dayanılarak anılan tarihten itibaren çalışma ilişkisinin başladığı yönündeki mahkeme yaklaşımı yerinde ise de hüküm altına alınan döneme ilişkin olarak dinlenilen tanıkların beyanları oldukça yetersiz ve hüküm vermeye elverişsizdir. Bu bakımdan,
özellikle davacının başkalarına ait araçlarda da şoförlük yaptığı yönündeki anlatımlar ve farklı kişilere ait araçları kullanırken düzenlenmiş trafik tutanakları gözetilmek suretiyle, kendisine husumet yöneltilen davalının işverenliği altındaki çalışma olgusunu aydınlatmaya yönelik olarak, aynı çevrede faaliyet yürüten işverenler ve çalıştırdığı kişiler yöntemince belirlenerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, ayrıca hizmetin geçtiği ileri sürülen hatta/bölgedeki araç sahipleri ve şoförler saptanarak dinlenilmeli, belirdiği takdirde tanık anlatımları arasındaki çelişkiler giderilmeli, trafik tutanakları dikkate alınmalı, hizmet süresinin başlangıcı ve sonu netlikle ortaya konulmalı, anılan tarihler arasında her yıl çalışılan süre belirlenmeli, çalışmanın kesintili geçip geçmediği açıklığa kavuşturularak gerektiğinde hak düşürücü süre yönünden irdeleme yapılmalı, tüm kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kısmen red nedeniyle vekil ile temsil olunan davalılar yararına avukatlık ücreti belirlenmemesi ve yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılmaması, maddi hataya dayalı olarak 14.02.2000 – 31.12.2003 döneminde yılda 90 gün çalışıldığının tespitine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davacı ile davalı …’a geri verilmesine, 28.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.