YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/9331
KARAR NO : 2013/25626
KARAR TARİHİ : 26.12.2013
Mahkemesi :İş Mahkemesi
No :2013/83-2013/214
Dava, Emekli Sandığı ile ilişkilendirilme başvurusunun reddi yönündeki Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1973 – 1984 döneminde 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu kapsamında iştirakçiliği, 1984 – 1999 döneminde 506 sayılı Kanuna tabi sigortalılığı bulunan, 01.03.1999 günü itibarıyla kendisine 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince yaşlılık aylığı bağlanan davacının 29.03.2009 tarihinde Belediye Meclis Üyesi seçildiği, sonrasında 13.04.2009 günü Belediye Başkan Yardımcısı olarak görevlendirilen davacının 2009 yılının Mayıs ayında davalı Kuruma başvurarak Emekli Sandığı ile ilişkilendirilmek istediği, anılan başvurunun reddi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanaklarından olan 5393 sayılı Belediye Kanununun 49. maddesinin 7. fıkrasında, norm kadrosunda belediye başkan yardımcısı bulunan belediyelerde norm kadro sayısına bağlı kalınmaksızın, belediye başkanının, zorunlu gördüğü takdirde öngörülen sayıda belediye meclis üyesini belediye başkan yardımcısı olarak görevlendirebileceği, bu şekilde görevlendirilen meclis üyelerinin istemlerine göre bir … ile ilişkilendirileceği belirtilmiştir.
Diğer taraftan 5510 sayılı Kanunun “Uyuşmazlıkların çözüm yeri” başlıklı 101. maddesinde, bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan durumlarda, bu Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde
görüleceği açıklanmış, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ise 114. maddesinde, yargı yolunun caiz olması durumu, dava koşulları arasında sıralandıktan sonra 115. maddesinde dava koşulu eksikliğini saptayan mahkemece davanın usulden reddine karar verileceği öngörülmüştür.
Yukarıdaki yasal düzenlemeler ışığında dava değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki hukuki ilişki, çekişmenin niteliği ve dayandığı hukuki sebep dikkate alındığında, uyuşmazlığın çözümünde 5510 sayılı Kanunun uygulama yeri bulunmadığından adli yargı ve giderek, sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemeleri görevli olmayıp, bu tür davalar idari yargının görev alanı içerisinde yer almaktadır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu işin esasına girilerek karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.