YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/11349
KARAR NO : 2014/26638
KARAR TARİHİ : 12.12.2014
Mahkemesi : İstanbul Anadolu 13. İş Mahkemesi
Tarihi : 06.03.2014
No : 2013/1040-2014/117
Dava, itirazın iptali ve icra inkara tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, , temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, Kartal 3. İcra Dairesinin 2012/4545 esas sayılı dosyasında 2.267,37 TL asıl alacak ve 41,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.309,32 TL değerinde borç için takip başlatmış, davalının itirazı üzerine iş bu davayı açmıştır. Takibin ve davanın dayanağı ise; Kurumun Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca düzenlenen 03.02.2011 tarih ve 1 sayılı soruşturma raporudur. Bu rapor ile davalının, Coşar ve Yörükoğlu eczaneleri sahipleri ve kalfaları ile işbirliği içinde hastaları görmeden ve muayene etmeden reçete düzenlediklerinin tespit edildiği iddia edilerek bu nedenle reçete bedellerinin Kurumca ödendiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan istendiği anlaşılmaktadır.
Görev konusu, kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemelerce yargılamanın her aşamasında re’sen ele alınması gereken bir husustur.
İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş istisnai nitelikte özel mahkemeler olup, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 106. maddesi ile mülga 1479 sayılı Kanunun 70. maddesinde ve 506 sayılı Kanunun 134. maddesinde, bu Kanunların uygulamasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde görüleceği, 5510 sayılı Kanun’un 101. maddesinde de, aksine hüküm bulunmayan hallerde, 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıkların iş mahkemelerinde görüleceği düzenlenmiştir.
Uyuşmazlığın çözümünde, ne 506 sayılı Kanun, ne 1479 sayılı Kanun ne de 5510 sayılı Kanun’un uygulama yeri bulunmamakta olup; davalının, eczanelerle işbirliği içinde muhtelif zamanlarda hastaları görmeden sahte reçete düzenlemek sureti Kurumu zarara uğrattığı iddian edilerek davanın açıldığı dikkate alındığında dikkate alındığında davanın yasal dayanağı 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 ve devamı (6098 sayılı Kanunun 49 ve devamı) maddeleridir. Bu durumda yukarıda sözü edilen kanun maddeleri hükümlerine göre sınırlı yetki ile donatılmış iş mahkemesi görevli değildir. Bu çerçevede uyuşmazlığın çözümünde genel mahkemelerin görevli olduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 12.12.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.