Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2014/13341 E. 2015/1130 K. 23.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/13341
KARAR NO : 2015/1130
KARAR TARİHİ : 23.01.2015

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, davacının ödenmeyen yaşlılık aylıklarının faizi ile tahsili ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı ve davalı vekillerinin, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.03.2006 tarihli ve 2005/10-755 Esas, 2006/32 Karar sayılı ilamında ayrıntıları açıklandığı üzere; bir borç ilişkisi, asıl hakla birlikte bazı fer’i hakları da içerir. Borç ilişkisinin içerdiği asıl hak, alacak hakkı; fer’i haklar ise, cezai şart, faiz, kefalet, rehin, hapis hakkı gibi haklardır.
Borcu sona erdiren en önemli neden, tarafların kendilerine yüklenen edimleri ifa etmeleridir. Genel olarak ifa, borçlanılmış edimin yerine getirilmesi suretiyle alacaklının tatmin edilerek borcun sona erdirilmesidir. Kural, asıl borç sona erdiğinde, bu borca bağlı fer’i borçlarında sona ereceğidir. Bu sonuç, ek bir işleme gerek olmaksızın kendiliğinden gerçekleşir.
Ancak, evvelce işleyen faizleri talep hakkının saklı tutulması (ihtirazi kayıt) veya saklı tutulduğunun hal ve koşullardan çıkartılması kaydıyla, ödenmemiş faizlerin istenebilme hakkı ortadan kalkmamakta, asıl borç ifa veya sair bir suretle son bulmuş olsa bile, borcun fer’isi olan faiz varlığını sürdürmekte ve alacaklı bunları talep edebilme hakkını yitirmemektedir.
Bu yasal çerçevede faizin varlığını sürdürdüğü ve davacının talep etme hakkının devam ettiği eldeki davada, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan hesaptaki bilgilerin Kurum tarafından gönderilen bilgilerle çeliştiği görülmektedir. Bu nedenle mahkemece, Kurumdan ödenmeyen aylıklarla ilgili kesilme ve yeniden başlangıç tarihleri, bu tarihler arasında ödenmesi gereken aylık miktarları ve toptan

ödeme tarihi ve miktarı sorularak; dönemler içindeki değişimler de dikkate alınarak, asıl alacak, faiz oranı, faiz başlangıç ve bitiş (toptan ödeme) tarihini ayrı ayrı gösterir şekilde, bütün hesabın denetime elverişli olduğu uzman bilirkişiden rapor alındıktan sonra, yapılacak değerlendirmeye göre karar verilmesi gerekirken, açıklanan niteliği taşımayan bilirkişi raporu dayanak alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı ve davalı Kurum vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç: Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 23.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.