YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16722
KARAR NO : 2014/22035
KARAR TARİHİ : 03.11.2014
Mahkemesi : Ankara 5. İş Mahkemesi
Tarihi : 17.02.2014
No : 2013/233-2014/169
Dava, bekar olarak vefat eden oğlunun sigortalılığından ölüm aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi .. tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
23.10.2011 tarihinde gerçekleşen deprem sonucu, bekar olarak yaşamını yitiren sigortalının hak sahibi annesi konumundaki davacı tarafından, işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın 32 ve devamı maddeleridir. “Ölüm sigortasından sağlanan haklar ve yararlanma şartları” başlıklı 32. maddede ölüm aylığının, en az 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için, her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup, toplam 900 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş durumda iken ölen sigortalının hak sahiplerine, yazılı istekte bulunmaları halinde bağlanacağı hüküm altına alınmıştır.
“Ölüm aylığının hak sahiplerine paylaştırılması” başlığını taşıyan 34. Maddede ise, “Hak sahibi eş ve çocuklardan artan hisse bulunması halinde her türlü kazanç ve irattan elde etmiş olduğu gelirinin asgari ücretin net tutarından daha az olması ve diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç olmak üzere gelir ve/veya aylık bağlanmamış olması şartıyla ana ve babaya toplam % 25’i oranında; ana ve babanın 65 yaşın üstünde olması halinde ise artan hisseye bakılmaksızın yukarıdaki şartlarla toplam % 25’i,” oranında aylık bağlanacağı belirtilmiştir.
Sigortalının 21.09.2007 tarihinden itibaren borçlanma süreleri hariç 1034 gün anılan Yasanın 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalılığının
bulunduğu, farklı Sosyal Güvenlik Kurumlarında geçen hizmet sürelerinin tek başına ölüm aylığı bağlanmasına yeterli olması halinde, diğer Kurumlarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde, hak sahibinin iradesinin de bu yönde olması koşuluyla zorunluluk bulunmadığı, davacının bizzat kendisine ait bir gelirinin bulunmayıp, Kurumca bağlanan (diğer çocuklarından hak kazanılan gelir ve aylıklar hariç) gelir yada aylığın da olmadığı gözetildiğinde, ölüm aylığı tahsisi şartları gerçekleşen davacıya, sigortalının ölüm tarihini takip eden ay başından itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 03.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.