Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2014/25456 E. 2015/1184 K. 23.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/25456
KARAR NO : 2015/1184
KARAR TARİHİ : 23.01.2015

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, sigortalılık başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olup, ispatı için özel bir usul öngörülmemiştir. Resmi belge veya yazılı delil esas ise de; somut bilgilere dayanması ve inandırıcı olmaları koşuluyla tanık beyanları ile de ispatı mümkündür.
Somut olayda, davacının, 01.09.1979 tarihini sigortalık başlangıcı olarak tespitini talep ettiği, mahkemece davacının 01.09.1979 tarihinde 14 yaşında olduğu, yasa gereği kamu kurumunda çalıştırılmasının söz konusu olamayacağı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. İşveren tarafından 22.10.1979 tarihinde Kuruma intikal ettirilen 01.09.1979 tarihli işe giriş bildirgesinin mevcut olduğu, dava konusu çalışmanın geçtiği 92962 sicil numaralı işyerinin davacının işe başlayış tarihini kapsar şekilde Kanun kapsamında olduğu, bildirgede yer alan sigorta sicil numarasının daha sonraki çalışmalarında kullanılmaya devam ettiği hususları dikkate alınarak, işe giriş bildirgesinin düzenleme tarihindeki mevzuat hükümleri ile bir günlük çalışmaya karine oluşturduğu, yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarının beyanlarının da bir günlük fiili çalışmanın varlığını desteklediği, davacının 01.04.1981 tarihinden öncesine ait ve 506 sayılı Kanun kapsamında kalan sigortalılığı için 18 yaş koşulunun aranmadığı gözetildiğinde istemin anılan tarih itibariyle sigortalılık başlangıcı olarak kabulü gereklidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 23.01.2015 günü oybirliğiyle karar verildi.