Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2014/5316 E. 2014/7670 K. 03.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/5316
KARAR NO : 2014/7670
KARAR TARİHİ : 03.04.2014

Dava, yersiz olarak ödenen aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiş, yerel Mahkeme tarafından hükmün kabulüne karar verilen miktar itibariyle kesin bulunduğundan bahisle davalının temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

Bu kez, temyiz isteminin reddine ilişkin 09/10/2013 günlü işbu ek kararın davalı tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmesi üzerine, Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

1-Kesinlik sınırı belirlenirken; alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının tespitinde alacağın tamamının gözetilmesi, tamamı dava edilen bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3.maddesi gereğince 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun’nun 427. maddesi hükmü gereğidir.

İnceleme konusu davada uyuşmazlık, davalı tarafça haksız sağlık gideri nedeniyle kurum zararının belirlenmesi ve tespiti istemine yönelik olması karşısında, Mahkeme kararının kesinliğinden bahsedilemeyeceğinden davalı vekilinin temyiz isteminin, miktar yönünden temyiz sınırının altında kaldığından bahsetmek mümkün değildir.

O halde, davalının temyiz isteminin kesinlik nedeniyle reddine dair mahkemenin 09.10.2013 tarihli ek kararının BOZULMASINA,

2- Davalının asıl karara ilişkin temyiz itirazlarına gelince;

A-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerekçelere göre, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

./..
-2-

B-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında, “hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü öngörülmesine rağmen, Mahkemece hükmün infazında tereddüt oluşturacak şekilde, yargılama giderine ilişkin fıkrada tebligat giderinin aslen 7,00 TL olmasına rağmen 7.000 TL imiş gibi algılanacak şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 436. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

SONUÇ: 01/10/2013 tarihli asıl hükmün yargılama giderine ilişkin 1. paragrafında yer alan “tebligat gideri olan 7.000 TL” ibaresinin silinerek, yerine “tebligat gideri olan 7,00TL” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 03.04.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.