Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2014/6237 E. 2015/10839 K. 02.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6237
KARAR NO : 2015/10839
KARAR TARİHİ : 02.06.2015

Mahkemesi : . Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Dava, rucüan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davalı …yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı … Başkanlığı ve davalılardan şirket ve … vekili ile … ve …. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirin davalılardan teselsülen tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. maddesidir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalı asıl işveren AŞ % 50, davalı taşeron… % 20, cezada kusurlu bulunan … % 8, … % 1, … % 1, sigortalının ise % 20 oranında kusurlu olduğu kabul edilmişse de, dava dışı ustabaşı konumundaki … hakkında .Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan ceza davasında yapılan yargılama sonunda sanık hakkında erteli hapis cezası verildiği ve bu kararın Ceza Dairesi’nin 11.06.2012 tarih ve 2011/21008 Esas ve 2012/14595 Karar sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği gibi, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi (6098 sayılı Yasanın 73. maddesi ) hükmü uyarınca, hukuk hakimi ceza davasında alınmış kusur raporu ile bağlı değilse de kesinleşmiş ceza ilamıyla saptanmış maddi olgularla bağlıdır.Bu anlamda; ceza davasında kusurlu bulunarak mahkum edilmiş olmaları ve mahkumiyetin kesinleşmesi halinde cezada mahkum olan kişilere kusur payı verilmesi gerekeceği muhakkaktır.

Şu halde Mahkemece; iş kazasının gerçekleştiği iş kolu ile, işçi sağlığı ve işgüvenliği alanında uzman kişilerden seçilecek bilirkişi kurulundan, ceza dava dosyasında kabul edilen olguda dikkate alınarak, yeniden kusur raporu aldırılmalı, maddi oluşa ve kanuna uygun olarak kusur oran ve aidiyetleri usulünce belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Ayrıca, davada teselsül hükümlerine dayanıldığı ve davalılar Kuruma karşı teselsül hükümlerine dayalı olarak sorumlu oldukları halde, her bir davalının kendi kusur oranı dahilinde sorumluluklarına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak, elde edilecek sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı ve davalı şirket ve … ve … vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde … dışındaki davalılılara iadesine, 21.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.