Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2014/6408 E. 2014/7545 K. 03.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/6408
KARAR NO : 2014/7545
KARAR TARİHİ : 03.04.2014

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili, davalı Başkanlığı vekili ile davalılar …, …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, davalılar vekillerinin temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Hüküm İş Mahkemesi tarafından verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8. maddesi hükmüne göre, iş mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.
Olayda hüküm 29.11.2012 tarihinde tefhim, 25.12.2012 tarihinde ise temyiz eden davacı vekiline yöntemince tebliğ edilmiş, temyiz ise davalılar vekilinin temyiz dilekçesine cevap verilmesine ilişkin 03.03.2014 havale tarihli dilekçe ile vuku bulmuştur. İş mahkemelerinden verilen kararlara karşı katılma yoluyla temyiz olanağı bulunmadığı da gözetildiğinde, şu duruma göre davada 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçmiştir.
O hâlde, 01.06.1990 gün ve İçtihadı Birleştirme Kararı da göz önünde tutularak davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden REDDİNE,
2-) Davalıvekili ile davalılar …, …, … ve … vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
./…
-2-

Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Üye …’ın muhalefetine karşı, Başkan …, Üyeler …, … ve …’in oylarıyla ve oyçokluğuyla, 03.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

../…
-3-
-KARŞI OY-

Somut olayda işveren …’nın 16.4.2011 tarihinde vefat ettiği, yasal mirasçılarının pek çoğunun mirası reddettikleri, yalnızca kızı …’nın mirası reddetmediği görülmektedir. Mahkemece hizmet tespiti davasında tüm mirasçılar yönünden kabul kararı verilmiştir. Dairenin oy çokluğu ile aldığı onama kararına aşağıdaki sebeplerle katılmıyorum:
Hizmet tespiti davasında verilecek kararlar, sadece hizmet süresinin tespitine yönelik sonuç doğurmayıp; aynı zamanda işverenin bildirilmeyen hizmet sürelerine ait prim borcunun ödemesine ilişkin sonuçlar da doğurmaktadır. Bu nedenle hizmet tespiti davalarında husumetin, aleyhine hüküm teşkil etmesi istenen (SGK ile birlikte) bildirimde bulunmayan ve prim borçlusu olan işveren aleyhine de yöneltilmesi gereklidir. İşverenin vefatı halinde ise işveren yerine geçen ve prim borçlusu olan mirasçılarına karşı husumetin yöneltileceği ve davanın görüleceği tartışmasızdır.
4721 sayılı T.M.K.605 ve devamı maddelerine göre, mirasın reddi beyanı, bozucu yenilik doğuran beyandır ve geriye doğru hüküm doğurur. Mirası reddedenlerin, ölüm gününden başlayarak mirasçılık sıfatları kalkar ve tereke borçlarından sorumlulukları kalmaz. Bu nedenle somut olayda, mirası reddeden mirasçıların, işverenlik sıfatlarını ve muristen kalan tüm mal varlığını reddetmiş sayıldıklarından; artık T.M.K m.605 ve devamı hükümlerine göre terekeyi temsil görevleri yoktur. Somut olayda işveren vefat etmiş, yasal mirasçılarının bir kısmı mirasını reddetmişse de kızı … mirası reddetmemiştir.
Bu durumda mirası reddeden mirasçıların terekeyi temsil görevi bulunmadığından, bu kişiler hakkında açılan davanın reddi ile mirası reddetmeyen … yönünden ise yargılama yapılıp hüküm kurulması gerekirken tüm mirasçılar yönünden aleyhe hüküm kurulması usule ve yasaya aykırı olmakla Yüksek Daire’nin kararın onanması yönündeki çoğunluk görüşlerine katılmıyorum.