Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2015/10817 E. 2017/1266 K. 20.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10817
KARAR NO : 2017/1266
KARAR TARİHİ : 20.02.2017

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Dava, iş kazasında sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelir ve diğer ödemelerin 506 sayılı Yasa’nın 26. maddesince tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Davalı vekilinin temyiz itirazları incelendiğinde;
Hüküm, 21.10.2014 tarihinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de, davalı vekilinin 29.04.2015 tarihli dilekçesiyle vekaletnamede bulunan temyizden vazgeçme yetkisine istinaden temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirmiş olması karşısında, temyiz dilekçesinin feragat nedeniyle reddi yoluna gitmek gerekmiştir.
O halde, davalı vekili tarafından ibraz edilen temyiz dilekçesinin feragat sebebiyle reddine;
2- Sürekli iş göremezlik ve malullük halinin belirlenmesinde izlenecek yolun ne olduğu 506 sayılı Kanunun 109. maddesi ile 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun “Sağlık Raporlarının Usul ve Esasları”na dair 95. maddesinde hükme bağlanmıştır. Buna göre, kurum sağlık tesisleri tarafından raporlara dayanılarak verilen kararlara karşı ilgililerin S.S.Yüksek Sağlık Kuruluna itiraz hakları mevcuttur. Söz konusu kurulun raporlarının Kurumu bağlayacağı diğer ilgililer yönünden bağlayıcı olmayıp, Adli Tıp Başkanlığı veya Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalı konseylerinden Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılmasını isteyebilecekleri 28.06.1976 tarih ve 6/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararının gereğidir. Öte yandan; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu raporu ile Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi raporu arasında çelişki ortaya çıkması durumunda, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.10.2010 gün ve 10-390 / 449 sayılı kararında da belirtildiği şekilde, çelişkinin Adli Tıp Kanunu’nun 15. maddesi gereği Adli Tıp Genel Kurulunca giderilmesi gereklidir. Çelişkinin Yüksek Sağlık Kurulu ile Tıp Fakültelerinin ilgili ana bilim dalından alınan sağlık kurulu arasında çıkması halinde de, amacın uyuşmazlığı en geniş katılımlı bir kurul kararı ile sona erdirmek, yeni çelişkilerin ortaya çıkıp uyuşmazlığı çözümsüzlüğe itmeyi engellemek olduğu dikkate alındığında, Adli Tıp Genel Kuruluna başvurulmalı ve alınacak raporla uyuşmazlık sona erdirilmelidir.
Somut olay incelendiğinde; kazalının sürekli iş göremezlik oranının S.S. Yüksek Sağlık Kurulu tarafından % 12,3 ATK 3. İhtisas Kurulu tarafından % 12,1 olarak tespit edildiği raporlar arasında oluşan çelişki giderilmeksizin sonuca gidildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, yasal prosedür izlenerek Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınarak uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmelidir.
Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.