YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/12286
KARAR NO : 2015/15819
KARAR TARİHİ : 05.10.2015
Mahkemesi : İş Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davalı işverene ait işyerinde 1998 yılı Ocak ayından 2003 yılı Temmuz ayına kadar Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini hizmet akdine tabi olarak geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespitine ilişkin davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içinde açılması gerekir. İnceleme konusu davada davacının hizmet döküm cetvelinin incelendiğinde talebine konu dönemde herhangi bir bildiriminin bulunmadığı, davalı işveren yanında 01.07.2003-30.09.2007 ve 01.12.2007-19.03.2009 tarihleri arasında çalışmalarının görüldüğü, ancak 30.09.2007 ile 01.12.2007 tarihleri arasında herhangi bir hizmet bildiriminin bulunmadığı anlaşılmıştır. Buna göre davacının hizmet cetveli kapsamında davalı yanındaki çalışmalarının kesintiye uğradığı anlaşılmaktadır. Bu
sebeple davacının hizmet cetvelinde çalışmasına ara verdiği ve dolayısı ile çalışmanın kesintiye uğradığı dönem olarak görünen 30.09.2007 ile 01.12.2007 tarihleri arasında, başta çalışmayı bilebilecek kişiler tespit edilerek, bilgi ve görgülerine başvurulmak suretiyle davacının, anılan tarih aralığında davalı yanında fiili çalışmasının bulunup bulunmadığı tespit edilerek, davanın açıldığı tarihine göre çalışmanın kesintiye uğradığı tarihten önceki dönem yönünden 5 yıllık hak düşürücü sürenin gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda değerlendirme yapılmalı, yapılan değerlendirme sonucu çalışmanın varlığı halinde kabule konu karar isabetli ise de, belirtilen tarihlerde çalışmanın mevcut olmaması halinde, davaya ilişkin istemin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmektedir
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
S O N U Ç : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalı H.. K..’a iadesine, 05.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.